image

-Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın. Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.

- Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez. Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.

- Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.

- Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

- Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.

- Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.

-Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır.. Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.

- Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.

- Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile..

-Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.

-Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.

- Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.

-Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.

- Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla sonuçlanabilir.

-Önünüzdeki otomobi ille olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.

-Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.

-Aynaları muhakkak kullanın.

-Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.

-Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.

-Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.

-Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.

-Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.

-Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof’tan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır. Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın.

-Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini saglayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazirlamali.. Deermişim..

-Sürüş sirasinda arabanizin kaputu ya da öndeki arabanin plakasina kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakip tüm trafigi kontrol edin.

- ABS sistemini bozacagi ve maddi zarar doguracagi için degil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dagitacagi için sürüş sirasinda mümkün oldugunca cep telefonuyla konuşmayin. Hands-free seti olsa dahi… En azindan siz arama yapmayın.

-Sürüş esnasinda sik fren kullanmak ya gereginden daha hizli ve/veya agresif gittiginizin işaretidir, ya da eger yavaş gittiginiz halde çok sik fren kullaniyorsaniz bu da acemi oldugunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçlari tedirgin edeceksinizdir.

- Eğerr normalde şehir içinde otomobil kullaniyor ve şehirlerarasi yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarasi yolculugun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarasi yolculuklar birbirinden tamamiyla farkli tecrübeler gerektirir ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çiktiginizda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksiniz. ilk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.

-Hayatinizda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsaniz yapin vardiginizda ilk soru “Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin?”, döndüğünüzde ise “Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin?” olacaktır. Hatta çoğunlukla daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden “Abi valla altı saatte Bodrum’a indik” gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya girilir. Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından birkaç arabayla ölümüne yarışılır, rakip araba konvoylarda sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum. Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı ve arabanızı gerek performens, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan uygulamalardır ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır. İçinde 4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun. Onu geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.

-Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun. Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla “Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben?” sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara “Valla uykum geldi uyudum, ne yapıyım yani!” şeklinde cevap vererek kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiginizi merak edenlere en kötü ihtimalle yalan söyleyerek yirtabilirsiniz. Aynaya asili CD’ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.

-Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.

-İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.

-Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.

-Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.

-Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.

-Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.

-Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.

- Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı bir iştir.

- Ciddiye alın. Herkese kazasız sürüşler…

imageBir araba alırken ne beklediğinize doğru karar verin. (Örneğin tercihiniz iki kişilik üstü açık bir araba ise, aslında ihtiyacınız olan şeyin 7 kişilik bir van olduğunu, iş işten   geçtikten sonra fark etmeyin!)

  • Ne kadar büyük bir kabine ihtiyacınız var; arka koltukları kullanır mısınız, yoksa beş kişilik bir araba bile size dar mı geliyor?
  • Büyük bir bagaja ihtiyacınız var mı? Yoksa haftada sadece bir kere mi gerekiyor?
  • Nasıl bir trafikte kullanıyorsunuz? Şehir içinde kısa mesafeler mi, yoksa otoyolda uzun seyahatler mi yapıyorsunuz? Seçeneğiniz ikinci ise, daha güçlü ve konforlu bir seçim doğru olur.
  • Sizin için performans ne kadar önemli? 1.4 litre ile üç sene yaşayabilir misiniz, yoksa en az 2.0 litre mi yeterli?
  • Güvenlik sizin için ne kadar önemli? Mümkün olan en çok sayıda airbag (hava yastığı) ve Euro Ncap yıldızına mı bakıyorsunuz?





2009 Ferrari CaliFornia

TEKNİK ßİLGİLER

Araba 454 Beygir Gücünde V8 Motora Sahip Bu Motor F430′da Kullanılan
motorun Hemen Hemen Aynısı Kullanılmakta 4 Saniyenin altında 100 Km/h’a
Çıkmakta.Araç 7 Vites.Dik Merdiven Tarzlı Konumlandırılmış Egzos Boruları
Ferraride İlk Olarak Bu Modelde Kullanılmakta.Arabanın Agırlıgı 1700 Kg’ın
Altında,Brembo Karbon Seramik Frenler Kullanılmakta.Standart F1 Çekiş
Kontrol Sistemi 599 GTB’den alınıp biraz daha geliştirildi.Araç 2+2 Ferrari İlk
Olarak bu Modeli 2008 Son baharda Paris Motor Showda lansmanını Yapmayı
Planlıyor.


Peugeot 307 1.4 HDI ile İstanbul-Antalya arasında gayrıresmi bir yakıt tüketimi rekoru denemesi… Gerçek koşullarda düşük bir ortalama hızda ne kadar az tüketilebilir?

 

Yolu tamamlayıp biraz uğraştıktan sonra Antalya’da benzinciyi bulup yakıt almak üzere aracı durdurdum. Araçtan inmeden sol kapıyı açarak pompadaki görevliyi çağırdım, “İstanbul’da Kozyatağı’nda depoyu doldurdum, buraya kadar 700 km geldim, ibre hala yarıdan fazla gösteriyor!” dedim. Görevlinin ilk tepkisi, “İbre yanlış gösteriyor?” oldu. “Hayır” dedim, “gayet doğru gösteriyor!”. Bunun üzerine, “nasıl geldin, yavaş mı geldin” muhabbeti başladı ve o da acaba depo kaç litre alacak diye en az benim kadar meraklandı. Depoyu büyük bir titizlikle doldurdu. Hatta pompa üçüncü kez de otomatik olarak atınca (Peugeot, kullanım kitapçığında pompa üçüncü kez atınca doldurmayı bırakın diyor) yeterli olduğunu söyledim, ama bir hakem titizliğiyle, “dur, dur, hile yok” diye takılarak biraz daha doldurdu. 703.7 km geçmiştim İstanbul’da depoyu doldurduktan sonra. Değerli pompacı arkadaşımızın bütün çabalarına rağmen 26.58 litre motorin alabildi depo. Benzin pompasının göstergesine göre ödeyeceğim tutar da (o günkü fiyatla) 59.01 YTL idi, yani yakıt masrafım. Bu tüketim 100 km’de ortalama 3.77 litreye karşılık geliyordu. Yani, görev tamam, amacıma ulaştım. Sabah 07:45 İstanbul Kozyatağı’ndan depoyu doldurup yola çıktıktan sonra hava kararırken, 703.7 km’nin ardından 18:45′te Antalya’daki benzinciye hedeflediğim sürede ve hedeflediğim yakıt tüketimiyle ulaşmış oldum. Başlıktaki sorunun cevabı, evet, bir depoyla 1588 km gidilebilir!

fiat 126 bis recep ivedik
honda civic kraltuning
renault megane sedef boyalıhyundai accent utr 17cadence

Doğuş Otomotiv, Volkswagen Tiguan için nisan sonunda sipariş almaya başlıyor.

İlk yıl kredi kartı ücretiniz bizden!Aynı dönemde 55 Tiguan ile her bayiinde birer test aracı bulunduracak. Genel Müdürü Uygun, ” nisan-temmuz arası devam edecek ön sipariş sürecinde hem benzinli hem dizel motor seçenekleriyle 32 bin eurodan başlayan anahtar teslim fiyatla satışa sunacağımız VW Tiguan için ağustosu beklemeye değecek” dedi.

Yeni tasarımıyla ilgi uyandıran 2009 Ford Fiesta’nın değişik versiyonları günyüzüne çıkmaya başladı.Son olarak AutoExpress dergisi yeni Fiesta’nın RS versiyonuna yayınladı.

Yeni tasarımıyla ilgi uyandıran 2009 Ford Fiesta’nın değişik versiyonları günyüzüne çıkmaya başladı.Son olarak AutoExpress dergisi yeni Fiesta’nın RS versiyonuna yayınladı. Yeni Fiesta RS çarpıcı tasarımının yanı sıra motor gücü ile de dikkat çekiyor.

Yeni Fiesta RS’de, Fiesta’nın performans serisi olan ST’de kullanılan 4 silindirli 2.0 litrelik motor değişecek, yerine 1.6 litre 200 beygir gücünde turbo motor gelecek. Bu özellikleriyle piyasadaki rakipleri Corsa VXR, Clio RS’den bir adım önde başlayacak.Ford’un bu otomobili resmi olarak 2009 yılında tanıtması ve 2010 model olarak piyasaya sürmesi bekleniyor.


Küçük hızlı hatchback sınıfı Peugeot 106 GTi, Citroen Saxo VTS gibi otomobillerin üretimden kalkmasıyla bir sessizliğe bürünmüştü. Evet Renault Clio RS, Peugeot 206 RC gibi 180 HP civarında güçlere sahip küçük ve hızlı hatchback’ler vardı, fakat bu otomobillerin motor silindir hacminin 2.0 litre olması vergi yükünü arttırdığından cazibelerini azaltıyordu. Yani bu sınıfın temel ilkelerinden olan ulaşılabilir ve sportif otomobil kavramına biraz ters düşüyordu. Bunun sonucunda hızlı otomobile meraklı gençler arasında 1.6 lt’lik hızlı otomobil arayışları umutsuzlukla bitiyordu.

192 HP’lik 1.6 turbo motor

2007 Mart’ında düzenlenecek Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak Corsa OPC’de; 1.6 lt’lik 192 HP gücünde turbo beslemeli bir motor bulunuyor. Maksimum torku 230 Nm olan bu motor “overboost” fonksiyonu sayesinde tam gaz yapıldığı durumlarda kısa bir süre için 260 Nm tork sunarak sollama manevralarının daha kısa sürede yapılmasına olanak sağlıyor. 80-120 km/s hızlanmasını beşinci viteste 6.7 saniyede tamamlayan otomobilin 0-100 km/s hızlanmasıysa 7.2 saniye olarak belirtiliyor. 6 ileri manuel şanzımana sahip otomobilin fabrika verilerine göre maksimum hızıysa 225 km/s.

Saldırgan görünüm

Birçok otomobil firması ürün gamlarındaki sportif seçeneklere küçük karoser eklentileri yaparken, Opel deyim yerindeyse modifiye tutkunlarına iş bırakmayacak kadar cesur davranmış. Küçük üçgen desenlerine sahip radyatör ızgarasına sahip burun kısmındaki en kışkırtıcı detay, köpekbalığı solungaçlarını andıran hava yarıklarına sahip ön tampon. Sis farları da üçgen çerçeveleriyle sıradışılığı vurdulayan diğer detay olarak göze çarpıyor. Otomobilin yandan görünümündeyse görünümü güçlendiren marşpiyeler kullanımış. Gelelim otomobilin arka tarafına… Corsa OPC’nin arkası 3 kapılı standart Corsa hatchback’in arka kısmına göre oldukça gösterişli. Yüksek hızda stabiliteyi arttırmak için spoyler kullanılmış olmasının yanısıra difüzör formlu arka tampona da yer verilmiş.

Standart olarak 215/45 R17 ebadındaki lastiklerle yere basan Corsa OPC’de 18 inçlik, 225 mm taban genişliğine sahip lastikler opsiyon listesinde olacak. Bununla birlikte yol tutuş yeteneğini geliştirmek için daha sıkı amortisörlerin kullanılmasının yanısıra; daha kalın stabilizatörler kullanılmış ve yerden yükseklik 10 mm azaltılmış.

Sevgi,ask,guzel,sozler

Sevgili,fm,radyo,sevgili,ucretsiz,slow,sitene,ekle,sevgilifm

eXTReMe Tracker
Zirve100 Site ekle Trke erikli Web Siteleri