image Otomobilinizi takas edebilir, ya da şahıs olarak satabilirsiniz.
Takas etmek hızlı ve basit bir çözümdür. Eğer satıcı takas etmek istediğiniz aracı size satmaya istekli ise, kaybınız biraz daha az olabilir.


Şahıs olarak satmaya karar verirseniz, daha uzun sürebilir, ama cebinize daha çok para girer. Aracınız için arayanlar ile, test etmek ve kontrol ettirmek isteyenlerle, siz ilgilenmelisiniz. İlan vermek için ayrıca biraz para harcamanız gerekecek.
Otomobilinizin ederini anlamak.
Piyasada bulunan otomobil satış dergilerinin ve otomobil satış sitelerinin ortalamasını alabilirsiniz.
Arabanız iyi durumda ve kilometresi ortalamanın altındaysa, fiyatı biraz daha yüksek tutabilirsiniz. Kilometreniz ortalamanın üstündeyse, ilgi çekici olması için fiyatı düşük tutabilirsiniz.
Arabanızın durumu hakkında dürüst olun. Arabanın kötü durumda olduğunu gören kimse, pazarlık dahi yapmaz. Ekstra donanımlı veya özel versiyon otomobilleriniz için daha fazla fiyat isteyebilirsiniz. Sahip olduğunuz otomobil, nadir bulunan ve değerli bir model ise, fiyatını ortalamanın üstünde tutma şansınız, daha yüksek olabilir.
Otomobilinizi hazırlamak.
Otomobilinizi en iyi görünecek şekilde temizlemek, aracın potansiyelini ortaya çıkarır ve satışı daha kolaylaştırabilir.
Profesyonel temizlik ürünlerini kullanın, kaportasını cilalı şampuanla temizleyin ve matlaşmış lastik parçalarını özel spreylerle parlatın.
Aracın içi derli toplu gözüksün, mümkünse iç temizlik için üretilmiş temizlik malzemeleri kullanın.
Her türlü kokudan arındırın, sigara kokmasın, evcil havyan besliyorsanız araçta tüyü kalmasın.
Eğer sizin yapmanız mümkün değilse aracı, bu işleri yapan bir firmaya götürün.
Buharla temizlenmiş bir motor bölmesi, kolaylık yerine şüphe uyandırabilir. Motor yağının temiz olması, kontrol edildiğinde size avantaj sağlayabilir.

Yeni veya Prestij arabalarındaki çizik veya göçükleri tamir ettirmeniz avantajınıza olabilir. Aracınız eskiyse, bu işler için harcama yapmanız getirisine değmeyebilir; eski araçlarda ezikler ve çizikler olması doğaldır.
Aracınızla ilgili bütün belgeleri bulundurun. (Vergi borcu olmadığına dair kağıt ve servis bakım faturaları gibi.)
Otomobil satışları mevsimle çok bağlantılı olmayabilir. Ama üstü açık bir araç ilkbaharda, arazi aracı sonbaharda daha kolay satılabilir.

Tüm Dünyada Sadece 500 Adet Üretilen Alfa 8C Spider İstanbul’da!

İtalyan otomobil üreticisi Alfa Romeo’nun sadece 500 adet ürettiği üstü açık süper spor otomobili 450 HP’lik Alfa 8C Spider, 10 Ekim’den itibaren kapılarını ziyaretçilerine açacak 2008 Autoshow Fuarı kapsamında sergilenmek üzere yerini almaya hazırlanıyor.

Tüm Dünyada Sadece 500 Adet Üretilen Alfa 8C Spider İstanbul’da!
Tüm Dünyada Sadece 500 Adet Üretilen Alfa 8C Spider İstanbul’da!

Uluslararası platformda düzenlenmeye başlanmasıyla dikkatleri üstüne çeken İstanbul Autoshow Fuarı’nda Tofaş çatısı altında temsil edilen diğer markalarla birlikte 5. Salon’da yer alacak Alfa Romeo Türkiye, sadece 500 adet üretilen ve kısa sürede tamamı satılan üstü açık süper spor otomobili Alfa 8C Spider’ı Türk otomobil severlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Yine sadece 500 adet üretilen Alfa 8C Competizione’nin elektrohidrolik kumaş tavanlı versiyonu olarak dikkat çeken Alfa 8C Spider, kaslı ve atletik gövde yapısının yanı sıra modern Alfa Romeo tasarım anlayışının en göz alıcı unsurlarını taşıyor.

Gösterişli kaputunun altında 450 HP güç üreten 4.7 litre hacimli ve 8 silindirli motorun yer aldığı Alfa 8C Spider, 6 ileri vitesli sıralı şanzımanla kombine ediliyor. 1950’li yılların Formula 1 araçlarında olduğu gibi motorun önde; şanzıman, diferansiyel ve hidrolik kavramaların arka aksa konumlandırıldığı Alfa 8C Spider’da ön tekerleklerde 380 mm, arka tekerleklerde ise 360 mm’lik Brembo karbon fiber fren diskleri yer alıyor. 20 inçlik alaşım jantlar ise önde 245/35; arka tekerleklerde ise 285/35 ebatlarında lastiklere ev sahipliği yapıyor.

Alfa Romeo 8C Spider, 10-19 Ekim tarihleri arasında CNR Expo Center’da düzenlenecek 2008 İstanbul Autoshow Fuarı kapsamında Alfa Romeo Türkiye standında sergilenecek.

LAMBORGHINI YENİ GALLARDO LP560-4 MODELİNİ AUTOSHOW 2008’DE TÜRKİYE’DE İLK KEZ TANITTI!

Automobili Lamborghini Spa. ile Kasım 2006’da gerçekleştirilen işbirliği neticesinde Lamborghini’nin Türkiye’deki satış ve servis operasyonlarını yürüten Doğuş Otomotiv-Lamborghini, 12. İstanbul Autoshow Fuarı çerçevesinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’de satışa sunulacak yeni modeli Gallardo LP 560’ı tanıttı. 5.2 litrelik V10 motorlu Gallardo LP 560-4 330.000 Euro’dan başlayan fiyatlarla tutkunları ile buluşacak.

LAMBORGHINI YENİ GALLARDO LP560-4 MODELİNİ AUTOSHOW 2008’DE TÜRKİYE’DE İLK KEZ TANITTI!
LAMBORGHINI YENİ GALLARDO LP560-4 MODELİNİ AUTOSHOW 2008’DE TÜRKİYE’DE İLK KEZ TANITTI!

Süper spor otomobillerin en önemli ismi olan Automobili Lamborghini S.p.A.’nın Türkiye temsilcisi Doğuş Otomotiv-Lamborghini, İstanbul Autoshow fuarında düzenlediği basın toplantısıyla, yeni modelini tanıtarak, satış beklentilerini açıkladı.

Lamborghini’ye olan ilgiye yeni modelle cevap veriyoruz…

Automobili Lamborghini S.p.A. Başkanı Stephan Winkelmann’ın da katıldığı toplantıda konuşan Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu, “Automobili Lamborghini ile karşılıklı olarak imzaladığımız kontratla satış ve servis hizmetlerini sunmaya başladığımız 2007 yılından bu yana, Türkiye’de Lamborghini markasına olan ilgi bizleri ve markayı son derece memnun etti. Dünyanın bu en önemli süper spor otomobilinden 2007 yılında Türkiye’de 3 adet satış gerçekleştirildi. 2008 yılında ise bu rakam 5’e çıktı. Bu seneyi 8 adetlik bir satışla hedeflerimizin üzerinde tamamlamayı planlıyoruz.” dedi. Bu markaya olan ilginin yalnızca otomobil tutkusundan kaynaklanmadığını belirten Bilaloğlu, “Lamborghini, tasarımı, üstün sürüş özellikleri, teknolojisi, işçiliği ve kalitesiyle bir otomobilden beklentisi uç noktalarda olan kullanıcılar tarafından büyük bir beğeni kazanmaktadır. Doğuş Otomotiv - Lamborghini olarak satış ve özellikle satış sonrası hizmetlerde, bu beğeniye ve ilgiye en iyi şekilde cevap vermek çabası içerisindeyiz. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz Lamborghini Track Day aktivitemizde, müşterilerimizle bir araya geldik. Markaya ilgi son derece sevindirici. Bu ilgi karşısında kayıtsız kalmayarak Lamborghini’nin yeni modellerini Türkiye’de de satışa sunuyoruz. İstanbul Autoshow ile Gallardo LP 560’ı Türkiye’de satışa sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

Gallardo LP560 ile satışlarımızı artıracağız…

Lamborghini Gallardo LP560’ın gücü ve zerafetiyle standardın yeni belirleyicisi olacağını söyleyen Bilaloğlu, “Gallardo LP560, yeni motoru, sürekli dört tekerlekten çekişli aktarma sistemi ve yeni süspansiyonuyla açıkça geliştirilmiş bir performans ve

dinamik bir sürüş sunuyor. Gallardo efsanesinin devamı olan bu modelin de satışa sunulmasıyla, 2009 yılındaki satış adetlerimizi de artacağına şüphemiz yok.” dedi.

Güvenimizin karşılığını görüyoruz…

Lamborghini markalı otomobilleri spor, lüks, duygusal, kışkırtıcı ve daima şüphe götürmez bir şekilde İtalyan olarak tanımlayan Automobili Lamborghini S.p.A. Başkanı Stephan Winkelmann ise, “Türkiye, özellikle 2 kıta, Avrupa ve Asya arasındaki köprüsüyle tasvir edilen stratejik pozisyonuyla, markamız için kesinlikle çok önemli bir pazardır. Böyle tanımlanan bir otomobili ancak Doğuş Otomotiv gibi otomotiv konusunda tecrübeli bir grup ile Türkiye’de satabilirdik. Bu düşüncemizde ne kadar haklı olduğumuzu görmekten son derece memnunum.” dedi.

Yeni modelleri de Türk müşterilerimizle buluşturacağız…

Lamborghini’nin sadece sıra dışı performanslı motor üretimine konsantre olmadığına dikkat çeken Winkelmann, “Lamborghini otomobilleri, işçilik ve kaliteyi meydana getiren ustalıkla, üretim mühendisliğinin, ultra modern üretim hatlarında birlikte sergiledikleri çalışmayla yaratılırlar. Bunun en son örneği olan Gallardo LP560’ı Türk kullanıcılara sunmaktan dolayı mutluyuz.” dedi. LP560’ın Gallardo’nun başarı öyküsünü sürdüreceğini ifade eden Winkelmann, “Önceki modeli her yönden geçecek bir araç. Dinamikleri belirgin şekilde nefes kesiyor ve tasarımı ise yeni standartlar belirliyor. Gallardo LP560, Lamborghini’nin büyüme stratejisinin devamını temsil ediyor. Bu strateji neticesinde üreteceğimiz yeni modelleri de Türkiye pazarına sunacağız.” dedi. Lamborghini’nin son birkaç yılda önemli bir büyüme kaydettiğini sözlerine ekleyen Winkelmann, 1963- 2002 yılları arasında her yıl ortalama 250 araç satışından, 2007 yılında 2406 adetlik araç satışına ulaşarak son 5 yılda hacimlerini 10 katına çıkarttıklarını sözlerine ekledi.

Bu yıl yüzde 5’lik bir büyüme beklemekteyiz…

Winkelmann ayrıca, 2008’in ilk 8 ayında 1916 araç satışı ve yüzde 5,8’lik bir artışla beklentilerini karşıladıklarını, yılın ilk yarısında iş hacimlerinin 253,1 milyon Euro’dan 277,4 milyon Euro’ya yükselttiklerini, 2007 yılının ilk 6 ayında 26,4 milyon

euro olan vergi öncesi karlarını, 2008’in aynı dönemi için 35 milyon Euro’ya yükselterek yüzde 32,5’luk bir artış kaydettiklerini aktardı.

Gallardo LP 560-4

Gallardo LP 560-4, Lamborghini markasının tüm özelliklerini, sahip olduğu ekstrem, ilkelerinden vazgeçmeyen görünümü ve İtalyan olma özelliğiyle yansıtmaktadır. Gücünü 560 hp’ye çıkartan yeni Gallardo 100 kilometredeki hızlanmasını 3.7 saniyeye düşürürken 325 km/h yüksek hıza ulaşmıştır.5.2 litrelik V10 motora sahip yeni Gallardo, bir önceki modele göre ağırlığındaki 20 kg’lık azalma ile karbondioksit emisyonunu yüzde 18 ve vites değiştirme sürelerinde yüzde 40 azalma sağlamıştır.

Editöre Not :

Doğuş Otomotiv ve markaları Auto Show 2008 kapsamında Hall 1’de otomobil severlerle buluşuyor.Fuar kapsamında VW, Audi, Porsche, SEAT, Skoda, Lamborghini, Bentley markalarının 70’in üzerindeki modelini Hall 1’de 7 bin metrekarelik bir alanda sergiliyor.

Doğuş Grubu’nun sosyal sorumluluk platformu Doğuş Çocuk, daha önceki senelerde olduğu gibi bu sene de Autoshow’da kuracağı çocuk alanı ile 4-12 yaş arası küçük ziyaretçiler için hem eğitici hem de öğretici aktiviteler sunuyor. Hall 1 içerisinde konumlandırılacak alanda; sanat atölyesi, VW Simülatör, lego alanı, NG Kids fotoğraf çekimi ve okuma alanı gibi pek çok etkinlik yer alacak. Doğuş Çocuk alanını bu sene yaklaşık 2500 çocuğun ziyaret etmesi bekleniyor.

Lamborghini Showroom’u Muallim Naci caddesi no:26 Ortaköy adresinde’dir. Lamborghini servisi ise Doğuşi Power Center’da yer almaktadır.

Fiat’ın Efsanevi Modeli 500 Türkiye’de!

Avrupa’nın öncü otomobil üreticileri arasında yer alan Fiat’ın efsanevi modeli 500, 2008 İstanbul Autoshow Fuarı’yla birlikte Türkiye’de satışa sunuldu.

Fiat’ın Efsanevi Modeli 500 Türkiye’de!
Fiat’ın Efsanevi Modeli 500 Türkiye’de!

Car of the Year (Yılın Otomobili) jürisi tarafından “2008 Yılının Otomobili” olarak ödüllendirilen ve 28 bin YTL’den başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla dikkat çeken Fiat 500, ilk etapta 2 benzinli motor seçeneğiyle bayilerde yerini alıyor. Fiat İş Birim Direktörü Okan Baş, “Avrupa’da Fiat’ın yükselen marka imajını ve yenilikçi tasarım/teknoloji anlayışını en iyi biçimde yansıtan Fiat 500 ile Türkiye’de de yeni hedef kitlelere ulaşmayı amaçlıyoruz” açıklamasını yaptı.

Avrupa pazarlarında satışa sunulmasının ardından geçen 1 yıla yakın bir sürede 260 bin adeti aşan sipariş alan Fiat 500, 2008 İstanbul Autoshow Fuarı’yla birlikte Türkiye’de de satışa sunuluyor. 28 bin YTL’den başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla pazarda yer alacak olan Fiat 500, ilk etapta isteğe bağlı olarak otomatik şanzımanla da kombine edilebilen 1.2 69 HP ve 1.4 100 HP’lik iki benzinli motor seçeneğiyle satın alınabiliyor. Pop, Lounge ve Sport adı verilen üç farklı donanım paketi bulunan Fiat 500’ün baz ekipman versiyonunda EBD destekli ABS, sürücü ve ön yolcu havayastıkları, yan hava yastıkları, perde havayastıkları, sürücü diz havayastığı, manuel klima, gövde rengi tamponlar ve yan aynalar, krom kapı kolları, metalik boya, MP3 çalarlı müzik sistemi, yükseklik ayarlı ön ve arka kafalıklar, follow me home farlar ve katlanabilir arka koltuklar yer alıyor. “Lounge” versiyonunda ise “Pop” donanım seviyesine ek olarak direksiyondan kumanda edilebilen Blue& MeTM Sistemi (Bluetooth teknolojisi, USB girişli MP3 çalar ve sesli SMS okuyucu), 15 inç alaşım jantlar, sis farları, otomatik klima, sabit cam tavan, park sensörü, ön ve arka tampon üzeri krom barlar, krom kapı eşik çıtaları, krom egzoz ucu, yükseklik ayarlı deri direksiyon simidi ve deri vites topuzu gibi donanımlar yer alıyor. Fiat 500’ün Sport versiyonunda ise Pop donanım seviyesine ek olarak 15 inç alaşım spor jantlar, karartılmış arka camlar, 500 logolu gövde rengi yan koruma çıtaları, krom egzoz ucu, arka spoyler, sis farları, park sensörü, direksiyondan kumandalı Blue& Me TM Sistemi (Bluetooh teknolojisi, USB girişli MP3 çalar ve sesli SMS okuyucu), otomatik klima, çok amaçlı sportif gösterge tablosu ve koltuklar, yükseklik ayarlı sportif deri direksiyon simidi ve vites topuzu gibi donanımlar yer alıyor.

Bununla birlikte isteğe bağlı olarak Hi-Fi ses sistemi, “500 inci beyazı” gövde rengi, Frau deri döşeme, elektrikli açılabilir cam tavan (Skydome) gibi donanımların sunulduğu Fiat 500’te ASR,/MSR, HBA ve Hillholder içeren ESP aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleriyse 1.4 100 HP motorlu versiyonlarda ve ayrıca Dualogic şanzımanlı tüm model versiyonlarında standart olarak tüketicilere sunuluyor. Kişiselleştirmeye imkan veren geniş kabin içi döşeme ve aksesuar seçeneklerine sahip Fiat 500’e yine

uygun fiyatlarla isteğe bağlı olarak sunulan geniş sticker yelpazesi sayesinde benzersiz bir görünüm kazandırmak da mümkün olabiliyor.

Okan Baş: Fiat 500 İle Yeni Müşteriler Kazanacağız!

Yeni efsane Fiat 500’ün ülkemizde satışa sunulmasıyla ilgili olarak bir açıklama yapan Fiat İş Birim Direktörü Okan Baş, “Avrupa’da satışa sunulduğu tüm ülkelerde kısa sürede büyük ilgi gören Fiat 500, Fiat’ın yükselen marka imajını yansıtan en önemli modellerin başında yer alıyor. COTY (Car of the Year) jürisi tarafından 2008 Yılının Otomobili olarak seçilen Fiat 500, Fiat markasının yükselen marka imajına katkıda bulunduğu kadar satış grafiğine de olumlu yönde etkilemesiyle ön plana çıkıyor. Avrupa’da satışa sunulduğu ilk günden bu yana 260 bin adeti aşan sipariş alan Fiat 500’ün 120 bin adetlik yıllık üretim hedefinin 195 bin adete yükseltilmiş olması, modelin satış ve imaj anlamındaki başarısının en sağlam kanıtlarını oluşturuyor” dedi. Türkiye’de ise Fiat 500’ün yer aldığı sınıfın toplam satışlarının yıllık bin adeti aşmadığına dikkat çeken Fiat İş Birim Direktörü Okan Baş, “Fiat Avrupa’da, Fiat 500 ile başarılı satış adetlerinin yanı sıra hem marka imajını daha yukarıya çekmeyi başardı hem de yeni müşteri gruplarına hitap etme fırsatı yakaladı. Biz de Türkiye’de de trend oluşturabilecek özelliklere sahip Fiat 500 ile farklı müşteri gruplarına ulaşma imkanı yakalarken bir yandan da Fiat markasının yükselen marka imajını daha iyi yansıtabileceğiz” açıklamasını yaptı. Fiat 500’ün günümüzün metropol insanının taleplerini karşılayabilen özelliklere sahip olduğuna da dikkat çeken Baş, “Gerek tasarımı, gerek kompakt boyutları ve çevreci motorlarıyla yeni yüzyılın otomobilli yaşam trendlerini başarıyla taşıyan Fiat 500, sürücü diz havayastığı dahil standart olarak sunulan 7 havayastığı ve Euro NCAP testlerinden aldığı 5 yıldızla da maksimum güvenlik sunabilen bir otomobil olduğunu ispat ediyor”

Trendleri Baştan Belirleyen Tasarım

Fiat Stil Merkezi tarafından tasarlanan yeni Fiat 500, ilk olarak 1957 yılında yollara çıkan ilk nesil Fiat 500’ün temel karakteristik tasarım hatlarını taşımasıyla dikkat çekiyor. Oval far grubundan ortasında yeni Fiat logosunun yer aldığı tek şeritli ızgaraya kadar birçok retro tasarım özelliklerine sahip 0.32 Cd’lik mükemmel bir sürtünme katsayısına sahip yeni Fiat 500, modern ve dinamik karoser birleşme noktaları, geniş tekerlek yuvaları ve şık tavan yapısıyla dikkatleri üstüne çekmeyi başarıyor. Arka spoyler, dikine yerleştirilmiş arka far gurubu gibi unsurlarla aynı zamanda sportif bir görünüm sunmayı da başaran Fiat 500, “eski modayı” yansıtan özgün renk seçeneklerinin yanı sıra trendlere uygun metalik ve opak gövde renklerine de sahip olmasıyla farklılaşıyor. Alaşımlı jantların ortasında model adının kullanıldığı ilk Fiat modeli olarak da ön plana çıkan Fiat 500, sınıfında ilk defa sadece Fiat 500’de standart olarak sunulan DRL teknolojili (Day Running Light) gündüz farları yer alıyor. Motor çalıştırıldığı anda otomatik olarak devreye giren sistem, bazı ülkelerde otomobil kullanıcılarının gündüz farlarını yakmalarını gerektiren mevcut mevzuatı kendiliğinden yerine getirirken bir yandan da arka farlar yanmadan çalışabildiği için tüketimden de tasarruf sağlamaktadır.

Kokpitte Sportif Zerafet ve Ergonominin Buluşması: Fiat 500

İlk nesil Fiat 500 modelinin kabin içi tasarım detaylarını yeni nesil modele modernize ederek aktarmayı uygun bulan Fiat tasarımcıları, aynı zamanda sportif bir zerafetle birlikte ergonomiyi bir araya getirmeyi başardılar. 3.55 metrelik uzunluğa ve 1.63 metrelik genişliğe sahip Fiat 500’in 2+2 oturma düzenine sahip ferah kabini içinde şık kokpit tasarımı dikkat çekiyor. Modern ve retro tasarım unsurlarının bir arada kullanıldığı ve isteğe bağlı olarak fil dişi veya siyah renkli olarak sipariş edilebilen kokpitte, hız göstergesi, devir sayacı ve yol bilgisayarı gibi unsurlar oval bir yekpare yapı içinde yer alıyor. Seri kullanım ve hızla alışma kolaylığı sağlayan orta konsoldaki müzik ve klima kontrol grubu butonları, farklı döşeme seçeneklerine sahip koltuklar, ön koltukların arasında yer alan USB portu ve 12 V’lik priz ile deri vites kolu ve topuzu gibi detaylar, yeni Fiat 500’ün kabin içi tasarımındaki ön plana çıkan diğer unsurları temsil ediyor. 185 litrelik bagaj hacmine sahip Fiat 500’ün arka koltuklarının katlanmasıyla yükleme hacmi 500 litreye kadar arttırılabiliyor.

Üstün İletişim Teknolojisi: Blue& Me TM

Fiat Auto’nun Microsoft ile birlikte 3 yılda geliştirdiği Blue&Me TM sisteminin yer aldığı Fiat 500, rekabetçi yüksek bir teknolojiyi de kullanıcılarına sunabilmesiyle dikkat çekiyor. Otomotiv sistemi için geliştirilen Windows Mobile bazlı Blue&Me TM’nin teknolojisi, mevcut pahalı ve kalıplaşmış donanımların yerini alan ve pazardaki yeniliklere paralel olarak güncellenebilen bir sistem olmasıyla fark yaratıyor. Cep telefonlarının, müzik çalarların ve diğer kişisel elektronik aygıtların otomobile entegrasyonunu sağlayan Blue&Me TM sistemi, Bluetooth arayüzü ile eller serbest özelliği, geliştirilmiş ses tanıma, USB girişi, MP3 çalar ve sesli SMS kısa mesaj okuma gibi unsurları içeriyor.

Direksiyon simidi üzerinden kumanda edilebilen Blue& Me TM sistemine sahip Fiat 500, sürücüsüne Bluetooth’lu bir cep telefonu cebinde veya çantasında olsa dahi, ellerini direksiyondan kaldırmadan cep telefonunu kullanabilme imkanı sunuyor. Geliştirilmiş ses tanıma sistemi de anında etkileşime olanak verirken, gelen kısa mesajların yüksek sesle sürücüye iletilmesini de sağlamaktadır. Araç içindekiler, iPod, cep telefonu, MP3 çalar veya USB haricî belleğe kayıtlı MP3, WMA ve WAV formatındaki müzikleri, dijital cihazı USB porta bağlayarak dinleyebilme ayrıcalığına sahip olabilmektedir.

İki Ekonomik ve Dinamik Benzinli Motor

Fiat 500, ilk etapta iki benzinli motor seçeneğiyle satışa sunuluyor. Güvenilir yapısını birçok Fiat modelinin kaputu altında ispat eden 1.2 litre hacimli ve 69 HP gücündeki motor, Fiat 500’ün giriş seviyesindeki motorunu oluşturuyor. 102 Nm tork üreten ekonomik motor, 5 ileri vitesli manuel şanzımanlı Fiat 500’u 160 km/s’lik hıza eriştirirken, 0-100 km/s hızlanmasını ise 12.9 sn’de tamamlamasını sağlıyor. 5.1 litrelik ortalama yakıt tüketim değeri sunan 1.2 litre hacimli motor, 119 g/km’lik karbondioksit emisyon oranıyla da aynı zamanda çevreci yapısını en iyi biçimde ifade ediyor.

Fiat 500 modelinin en güçlü motor seçeneğini oluşturan 1.4 litrelik 16 supaplı motor ise ürettiği 100 HP güç ve 131 Nm’lik tork değeriyle dikkat çekiyor. 6 ileri manuel şanzımanlı 1.4 100 HP, statik konumdan 100 km/s’ye 10.5 sn’de çıkarken, 182 km/s’lik maksimum hıza erişebiliyor. Ortalama 6.3 litrelik yakıt tüketim değerine sahip motorun düşük emisyon değeri elde etmesi için yakıt püskürtme aşamasını en uygun seviyeye çıkaran özel enjektörler kullanılıyor. Böylece motor soğukken çalışmaya başlama sırasında ve geçici sürelerde (gaz pedalına basıldığında) emme manifoldunun duvarlarına yapışan benzin miktarı azaltılıyor. Bu da egzozdaki hidrokarbon miktarını azaltarak çevreyeve giderek sıkılaşan kanunlara saygıyı garanti ediyor.

Dualogic Otomatik Vites Opsiyonu

Fiat 500’ün her iki benzinli motor seçeneğinde de isteğe bağlı olarak Dualogic otomatik vites sunuluyor.. Fiat’ın diğer modellerinde konfor, sürüş keyfi ve yakıt tüketimi konularında kendini ispat etmiş olan Dualogic otomatik vites ESP ile birlikte sunuluyor. ESP sürüş güvenliğini maksimize ederken ESP ile birlikte gelen Hillholder ise yokuşlarda geri kaymayı engelliyor.

Fiat 500 ile kendini ifade et!

Fiat 500’ün farklı özellikleri ve geniş kişiselleştirme seçenekleriyle 500.000’den fazla kombinasyon yaratmak mümkün. 500 hayranları isterlerse 500’ün dünyasını yakından tanıyabilecekleri www.fiat500.com.tr adresinden, ya da Fiat showroomlarında bulunan araç konfigüratörlerinden kendi 500’lerini tasarlayıp farklarını ortaya koyabiliyorlar.

5 BİN YTL’LİK OTOMOBİL!

‘Dünyanın en ucuz otomobili’ olarak tanıtılan Tata Nano, Ekim’de Türkiye’ye geliyor! Araç için binlerce kişi şimdiden sıraya girdi bile. Arabanın değeri ise sadece 5 bin YTL. Otomotiv devi Tata, ‘dünyanın en ucuz otomobili’ olarak tanıtılan Tata Nano’nun da etkisiyle Türkiye’de sektörden daha hızlı büyüdü. Araç sonbaharda Türkiye’ye gelecek.

Hintli Tata tarafından ‘Dünyanın en ucuz otomobili’ olarak tanıtılan Tata Nano henüz Türkiye’ye gelmedi, ancak oluşturduğu olumlu imajın da etkisiyse Tata Türkiye’de sektörden daha hızlı büyüme kaydetti. Tata’nın Türkiye Distribütörü İsotlar Grup’un Pazarlama Müdürü Banu Eresen, “Yılın ilk 6 ayında binek otoda sektör yüzde 18,2 büyürken Tata yüzde 51,2 oranında büyüdü. Ticaride ise sektörün büyümesi yüzde 4,9 iken Tata yüzde 21,4′lük büyüme gerçekleştirdi” dedi.

TELEFONLAR KİLİTLENDİ

Banu Eresen, sektörden daha hızlı büyümelerinde doğru pazarlama stratejileri uygulamanın yanında etkili olan faktörler hakkında şöyle devam etti: “Tato Nano dünya basınında lanse edildiğinde telefonlarımız kilitlendi. Kadronun yarısı, sıraya girmek, kaparo vermek ve filo almak isteyenlere ürünle ilgili bilgiler verdi. Jaguar ve L.Rover satın alması ve Tata Nano üretimi sayesinde basında olumlu olarak çok yer aldık.”

FORD OTOSAN’DAN RAMAZAN İNDİRİMİ Ford Otosan’ın, satışa destek olması amacıyla bu ay indirimli kampanya başlattığı bildirildi. Firma yetkilileri Ramazan ayında müşterilere cazip fırsatlar sunduklarını açıkladı. Ford Otosan Pazarlama Müdürü Serhan Turfan, yaptığı açıklamada, Ramazan ayında müşterilere cazip fırsatlar sunduklarını belirtti.

Satışa destek olması için kampanya başlatıldığını ifade eden Turfan, ”Ford Fiesta’da 24,640 YTL’den, Focus’da 32,800 YTL’den, Mondeo’da 43,690 YTL’den başlayan fiyatlarımızla Ford Finans ile uygun faizli kampanyalarımıza devam ediyoruz. Focus, C-MAX ve Mondeo araçlarımızda 12 ay yüzde 0,99 faiz uyguluyoruz” dedi.

Ticari araç pazarında da satışların başarılı gittiğini vurgulayan Turfan, ”Transit Connect ailesinin yeni üyesi Colorline serisine ilgi devam ediyor. Biz de bu ilgiyi desteklemek için tüm Transit Connect ve Ranger modellerinde Ford Finans’a özel 12 bin YTL peşin 12 ay yüzde 0 faiz kampanyamız ve 2009 model araçlarımız için belirlediğimiz fiyatlarımızla devam ediyoruz” diye konuştu.

Açıklamada ayrıca, Ford Otosan’ın 2008 model araçlara özel 3 bin YTL’ye varan indirimler yaptığı kaydedildi.

OPEL’İN YAKITI VERİMLİ HARCAYAN DÜŞÜK EMİSYONLU ÇEVRECİ MODELİ CORSA

2008 yılının başında satışa sunulan Corsa 1.3 CDTI ecoFLEX (55 kW/75 bg) 119 g/km CO2 emisyonu ile Türkiye’de pazardaki yerini aldı. Şimdi 3 kapılı Corsa modelinde 109g/km CO2 emisyonu ile çevreci stratejini vurgulamaya devam ediyor. Opel’in yeni üst modeli Insignia’nın ecoFLEX versiyonu 2009 yılında geliyor.

Opel, uzun bir dönemden beri emisyonların azaltılması ve yakıt ekonomisinin geliştirilmesi konularına yoğun bir şekilde odaklanmaktadır. Bu çalışmalar, birçok aracının kilometre başına 140 g/CO2 seviyesini karşıladığı veya bu seviyenin bile altına indiği güncel geniş ürün portföyünde apaçık görülmektedir. Opel’in çevre koruma stratejileri, Opel yüksek hacimli modellerinde düşük emisyonlu ecoFLEX kullanmayı içeriyor. Bu araçlar, düşük yakıt tüketimi ve düşük CO2 emisyonu ile ekonomik bir sürüş keyfi sunuyor. Opel ecoFLEX sersinin prömiyer modeli, kilometre başına sadece 119 g/CO2 üreten Corsa 1.3 CDTI. Corsa ecoFLEX ilk çıkışını 2007 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda yaptı ve 2008 yılında Türkiye’de pazara sundu.

Şimdi Opel 2009 model yılı için Corsa’nın 3 kapılı yeni çevre dostu ecoFLEX modelini piyasaya sürüyor. Sadece 109 (Corsa 1.3 CDTI ecoFLEX) CO2 emisyonları ile 100 km’de sadece 4.1 litrelik dizel yakıt tüketimi sayesinde yakıt tüketimi konusunda gerçekten verimli yıldızını piyasaya sürüyor.

2009 başına, yeni üst modeli Insignia’nın ecoFLEX modelini de piyasaya sürecek ve düşük yakıt yüketimi ve egzoz emisyonları yanında orta sınıfta konforda ve sürüş performansını artışı da beraberinde getirecektir.

Turbo Sisteminin Temelleri

Bir motordan alınabilecek maksimum gücü elde etmenin en iyi yolu silindirlere gönderilecek maksimum benzin ve hava karışımı ile olur.Bu işlem bir motoru güçlendirmenin bir numaraları kuralıdır.Bunu yapmanın bir yoluda silindir yuvalarını büyütmektir esasında.(örn:6000 cc motorlar) Fakat turbo gibi teknolojiler bunu daha kolaylaştırarak kullanışlı hale getirmektedir.

Turbochargerlar motora gönderdikleri fazla hava ve benzin karışımı ile küçük silindirlerden de güç sağlamayı amaçlamaktadırlar.Genel olarak Turbochargerlar 0.4 bar’dan 2.0 bar’a kadar güç üretebilmektedirler.Normal olarak atmosfer basıncının 1,014 Bar olduğunu düşünürsek Turbochargerların motora atmosferde olandan %50-%100 fazla basınç uyguladığını görebiliriz.Bu da %50 güç artışı anlamına gelmektedir.

Bu motorun güç artışıdır fakat bu gücü tam olarak almamızı engelleyen bir takım unsurlar vardır.Egzos çıkışında bir turbin bulunması eksoz geri basıncının artmasını sağlar ve motor eksoz gazını tam olarak dışarıya atmakta zorlandığı için güç kayıpları oluşur.

Pek tabi ki herşey enjeksiyonlu bir motora Turbo takmakla bitmez.Bunun yanında sistemin daha fazla benzine ihtiyacı olacaktır.Bir turbocharger silindirlere daha fazla benzin göndermeyi sağlayamaz, bunu yapan aracın işletim sistemidir. İşletim sistemin yanı sıra da orjinal benzin pompanızın haricinde daha fazla benzini pompalayabilecek kapasitede bir benzin pompasına ihtiyaç duyulur.

Turbo Nasıl Çalışır ?

Eksoz manifolduna takılan Turbochargerlar , motordan gelen eksoz gazı sayesinde Turbinelerini döndürürler.Yani buraya kadar motor kendi gücünü kullanmaktadır.Salyangoza bir mil sayesinde bağlı olan türbinler, dönmeye başladığı andan itibaren silindire giden havayı gitmesi doğrultusunda zorlamaya başlar.

Silindirlerden gelen eksoz gazı Türbin pervanesin bıçaklarına çarparak türbinin dönmesini sağlar.Turbine ne kadar fazla gaz gelirse o kadar hızlı döner.

Milin diğer ucundaki pervane ise kompresor pervanesidir.Bu pervane eksoz gazının silindirlere iletilmesi yolunda basınç uygulamaktadırlar.
Kompresor Pervane Bıçakları

Bu pervaneler dakikada 150.000 kere dönmektedirler.Bilgisayarınızdaki hardiskin bile dosyalarınızı okumak için dakikada 7200 kere dönebildiğini düşünürsek bu dönüş hızı inanılmazdır.Burda turbonun yağsız kalması demek anında yanması anlamına gelmektedir.O yüzden pervenaleri tutan milin çok dikkatli şekilde konumlandırılması gerekir çünkü yanlış bir setup milin kendi oluşturucağı momentumdan kırılmasına yol açacaktır.Bu pervanelerin dönmesi için sıvı yataklar kullanılmaktadır.Bu sayede hem milin soğuması sağlanıyor hemde sürtünme katsayısı düşürülüyor.

Turbo Modelleri ve Tasarımları

Turbo modellerinden bahsetmeden önce turbochargerların yol açabileceği bazı problemlerden bahsetmeliyiz.
Maxi Boost:

Turbolar büyüklüklerine göre güç artışı sağlamaktadırlar.Turbo basıncı yükseltmek her ne kadar maksimum gücü elde etmemizi sağlasada silindirlerin ve pistonların dayanabileceğinden fazla basınç içerlemek Knocing dediğimiz problemi doğurmaktadır.Knocking aslında silindir ve pistonlardan gelen tık tık sesidir.Motor bu devrede detonasyona uğrar ve silindirlerde oluşan ısı yükselir.Motora giden havayı ne kadar fazla sıkıştırırsanız, hava o kadar fazla ısınacaktır. Şimdi bir yanağınıza hava doldurun ve onu sıkıştırırak diğer yanağınıza geçirin.Bu işlemi devamlı yaptığını sürece ağzınızda bulunan havanın ısınacağını göreceksiniz.Aynı şekilde yüksek basınçlı turbolarda bu durum yaşanır.Turbo gelen gazı sıkıştırarak motora gönderir fakat doğacak bu basınçtan ısınan hava silindirler içindeki Bujiler tarafından gerçekleştirilen patlamanın önüne geçer. Eğer pistonlarınız ve silindirleriniz buna uygun değilse hepsi birer mum gibi birkaç dakika içinde erirler.Bu yüzden turbo motorları devamlı yüksek oktan benzine ihtiyaç duyar.Bu avans(knocking) problemin önüne geçmek içinde motorların sıkıştırma oranları düşürülmektedir.

Yüksek basınçtan detonasyona uğramış bir Impreza Turbo motoru

Turbo Lag:

Turbo chargerlarla ilgili en önemli problemlerden biride türbinin geç devreye girmesidir.Her ihtiyaç duyduğunuzda gaza basıp güç elde etmek mümkün değildir çünkü salyonagozun içindeki pervane ancak belli bir motor devrinden sonra dönmeye başlamaktadır.Turbonun devrede olmadığı bu zaman sürecine Turbo Lag denilir.Turbo devreye girdiği zaman ki araçtaki ani tekme etkisi bu yüzdendir.Turbo devreye girer ve araç çıldırmış gibi saldırıya geçer.

Turbodaki bu gecikmeyi azaltmanın en iyi yolu Turbo içindeki dönen ana parçaları hafifletmekle olur.Hafifletmekte küçültmekle olur.Bu da pervanin ve kompresorun daha hızlı çalışmasına olanak sağlayarak erken devreye girmesine yol açar.Dünyada bunu en iyi başaran firma WW firmasının 1700 rpm de devreye giren passat modelleri için ürettiği turbochargerlardır.Fakat bu turbochargerlar büyük turbolar gibi yüksek basınç üretemezler.

Küçük-Büyük Turbochargerlar;

Biraz öncede söylediğim gibi salyangozun içindeki parçaları hafifletmek ve aynı doğrultuda küçültmek salyangozun içindeki trübin pervanesinin erken dönmeye başlamasına yani turbonun erken devreye girmesini sağlar.Fakat bu pervaneler küçük olduklarından dolayı büyük pervaneler kadar hava sağlayamazlar.Aslında sistem çok basittir.Nasıl evinizdeki küçük vantilatör büyüğü kadar hava sağlayamıyorsa küçük turbochargerlarda büyük ağabeyleri gibi güç üretemezler.

Turbonun Özellikleri:

Bilya Yatak:

Milin bağlı olduğu pervanelerin yatağında bulunan bu bilyalar azda olsa bazı turbochargerlarda kullanılmaktadır.Tabi ki bu bilyalar sizin normal olarak bildiğiniz bilyalardan farklıdır.Hepsi kusursuz bir üretimin ürünleri olan bu bilyalar özel meteryallerden imal edilir ve dakikada 150.000 kere dönen türbin pervenesin yarattığı sürtünmelere dirençlidirler.Pek fazla tercih edilmeyen bu bilyalar aslında turbo lagını önlemektede yarar sağlamaktadırlar,

Seramik Türbin Bıçakları:

Sermik turbin bıçaklarının tek avantajı metal bıçaklara nazaran hafif olmarı ve turbo lagını azaltmalarıdır.

Sequential Turbochargerlar

Bizim, twin turbo olarakta bildiğimiz bu chargerlar iki tane salyangozu esas alarak üretilmiştir.Yani iki turbo yanyana çalışmaktadırlar.Birincisi, yani küçük olan devreye erken girer ve turbo lagını engeller.İkinci turbo ise yüksek motor devirlerinde devreye girerek yüksek basınç sağlamayı esas almışlardır.

Intercooler;

Kompresyona uğrayan hava, ısınır.Isınan hava ise genişler bu yüzden turbodan gelen basınç artışı havanın motora gitmeden önceki ısınmasının sonucudur.İyi bir güç artışı için silindirler daha fazla hava moleküllerine ihtiyaç duyarlar, sadece basınç motorun gücüne artırmaya yetmez.

Bu radyatöre benzeyen siyah kutu turbochargerdan gelen basınçlı havanın içinden geçmesine sağlar, ince kanallardan geçen basınçlı gaz süzülür ve soğutulur.Bu sayede motora daha fazla hava molekülü girmesi sağlanır.Eğer turbocharger basıncı 0,7 bar ise intercoolerda 0,7 barlık sıkıştırlılmış havayı süzecek kapasitede olmalıdır.

Turbolar hakkında bazı tezahürler;

-Motor yağını her 5000 km ya da daha erken süreler içerisinde değiştirin.
-Her zaman motor üreticisinin tavsiye ettiği yağı kullanın. -WD40 ve benzeri temizleme katkılarını ya da gevşeticileri kullanmayın.
-Her zaman motorun ısınması için 30 ila 60 saniye kadar bekleyin.
-Soğuk ve ince yağ, ısınmış bir yağ gibi kolayca hareket edemez ve parçaların bir süre yağsız kalmasına yol açar!
-Yola çıktığınızda turboyu hemen devreye sokmayın, turbo henüz yağ ihtiyacını gidermemiş olabilir.
-Aracı stop etmeden önce turbonun dinlemesi ve bir sonraki çalışma için gerekli yağlamayı yapmasına izin verin.Turboyu ne kadar zorladıysan o derecede dinlendirme yapın.
-Yüksek devirlerde türibin devamlı dönmektedir.Bu esnada motoru kapamak turboya giden yağıda kapamak anlamına gelir.Bu durumda turbo yataklarında ciddi hasarlar oluşur.
-Motoru yağını her değiştirdiğinizde yağ filitresinide değiştirin ve ilk çalıştırmada yağ basıncının sağlandığına emin olun.

Yukarıdaki tezahürleri yerine getirmeniz ve aracınızı iyi bir şekilde kullanmanız durumunda Turbochargerınız en az motorunuz kadar sorunsuz ve uzun ömürlü olacaktır.


  Ikinci el oto almadan önce bunlara bir bakin



Ne tür bir araç alacaksiniz?

Kullanilmis araç alan kisiler, yapabilecekleri ödemenin miktarini önceden hesaplar ve ona göre seçim yaparlar. Uygun fiyatin yaninda emniyet, güvenilirlik, konfor da birinci planda olacaktir.
Aracinizi almadan önce isteklerinizi ve kararlarinizi belirlemeniz, seçiminizi kolaylastiracaktir.
Otomobili ne amaçla kullanacaksiniz?, Kaç yil süreyle kullanacaksiniz? Sigorta, bakim, onarim ve kullanma masraflari da dahil olmak üzere ayiracaginiz para ne kadar olacaktir?
Çevrenizde almak istediginiz otomobili kullanan tanidiklariniz varsa onlarin bu araba hakkindaki görüslerini alin ve su soruyu sorun :

Bugün yine tercihiniz bu mu olur?
Alacaginiz araca yapacaginiz sigortanin yillik giderini ögrenin. Ayrica., her sigorta sirketinin hizmeti farkli oldugu için özelliklerini inceleyin.
Alacaginiz aracin fiyatini, Web sitelerinden yaklasik olarak ögrenebilirsiniz.

Kullanilmis araba alimindan önce yapilacak kontroller :

Kullanilmis araba alimindan önce yapilacak kontroller :
- Arabanin daha önce hasar görüp görmedigini arastirin. Bunun için boyasini inceleyin, bütün kaportanin içindeki ve disindaki boyalarin ayni olup olmadigini kontrol edin. Yeni bir boya var mi arastirin. Kaportanin üzerinde darbe izlerinin olup olmadigini inceleyin.

- Arabanin kaportasinin üzerindeki her hangi bir bölümde pas olup olmadigini arastirin.

- Lastiklerin üzerindeki asinmayi inceleyin. Bazi bölümlerdeki daha fazla asinma, ön süspansiyonlardaki bozukluktan da kaynaklanabilir.

- Yedek lastigi de gözden geçirin.

- Kapilarin standart açilis ve kapanislarini inceleyin. Her hangi bir sürtünme olup olmadigini inceleyin. Aksakliklar önceki bir hasarin uzantisi olabilir.

- Camlar ve farlar üzerindeki çizgi ve çatlaklari arastirin. Ileride daha büyüyecek hasarlar var mi?

- Arabanin, farlarini, sinyallerini, fren lambalarini, iç aydinlatmayi ve silecekleri deneyerek kontrol edin.

- Arabanin köselerinden asagiya bastirin ve hemen birakin. Eger araba asagi yukari sallaniyorsa, amortisörlerde bir problem var demektir.

- Egzozda siyah bir akinti varsa, bu size pahali bir masraf çikarabilir.

- Beyazimsi renkteki veya beyaz köpüklü motor yagi önemli bir motor probleminin sinyali olabilir.

- Radyatörün içindeki siviyi kontrol edin, pas renginde olmamalidir.

- Kontagi kapatip vites kutusundaki yagi inceleyin. Koyu renkte ve kokulu olmamalidir.

- Arabanin altina bakin, motorun bulundugu yerde her hangi bir akinti veya leke olmamalidir.

- Isitma sistemi, havalandirma ve radyoyu deneyerek kontrol edin.

- Iç dösemeyi kontrol edin.

- Kilometre saatini inceleyin. Asiri yipranmis koltuklara ragmen, kilometre saati az bir kilometreyi gösteriyorsa, saatle oynanmis demektir.

- Arabanin içinde rutubet kokusu var mi? Kontrol edin.

- Arabayi kullanarak da kontrol edin

- Arabanin motoru kolay ve gürültüsüz çalismalidir. Kullanim sirasinda motor isindiktan sonra, sesini dinleyin ve anormal bir ses olup olmadigina bakin.

- Girintili, çikintili bir yolda arabayi deneyin. Bakin farkli bir titresim, ses veya koku var mi?

- Düz ve emniyetli bir yolda arabayi kullanirken, degisik hiz seviyesinde fren yapin ve tekrar hareket edin. Araba kolay bir sekilde süratlenmeli ve titresimsiz bir sekilde sürüklenmeden ve savrulmadan durmalidir.

- Frene hizli basarak, ani duruslardaki durma gücünü görün.

- Degisik hizlarla dönüs yapmayi deneyin. Asiri yatma veya tutukluk, amortisörlerde veya ön takimlardaki bozukluktan kaynaklanabilir.

- Ön ve arka lastik izlerinin çakismasi gerekir. Eger arka lastikler ön lastiklerin izinin disina çikiyorsa, arabanin kasasinda önemli bir problem var demektir.

Kullanilmis araç aliminda dikkat edilecek diger hususlar
- Krediye ihtiyaciniz varsa, kosullari önce kendi kaynaklarinizla arastirin. Saticinin size önerdigi kosullarla karsilastirin. Pesin vereceginiz kisim ile faiz oranini., aylik ödemeleri ve kefil gibi diger kredi geri ödeme kosullari ile ilgili bilgileri belirleyerek satin alma görüsmesine gidin. Aylik ödeme hesabi konusunda bu sitenin finansman bölümünden destek alabilirsiniz.

- Arabanin size son maliyetinin ne olacagini belirleyin. Bu maliyetin içine arabanin satis fiyatini, vergi, sigorta ve faizi de ekleyin.

- Görüsüne, tecrübesine güvendiginiz bir tanidiginiza almak istediginiz tür arabayi gösterin ve onun fikrini alin.

- Çok iyi okuyup anlamadan hiçbir belgeyi imzalamayin. Imzalayabileceginiz belgeler arasinda ileride dogabilecek tarzda bir bosluk olmamalidir. Size söylenen, garanti vs özelliklerin imzalayacaginiz dokümanin içinde olup olmadigini arastirin.

- Pesin ödemeniz gereken kaparo veya depozit gibi tutarlarin, vazgeçmeniz durumundaki kosullarini yazili bir anlasma haline getirin.

- Almaya karar verdiginizde, en son teknik kontrol için güvendiginiz bir tamirciye arabayi gösterin. Basta vereceginiz expertiz ücreti sizi problemli araç almaktan koruyabilir.

- Bazi otomobillerin parçalari zor bulundugundan bunun size uzun vadedeki maliyeti her zaman daha fazla olur. Bu tür giderlere hazir olmalisiniz.

Alim öncesi cevaplanmasi gereken sorular:
- Satin almak mi yoksa kiralamak mi sizin sartlariniza daha iyi uyar?

- Kiralamanin maliyeti ile satin alma maliyeti arasindaki fark nedir?

- Satin alacaksaniz, pesin almak mi yoksa kismi kredi kullanmak mi avantajli?

- Yeni araba mi, kullanilmis araba mi tercih edilmelidir?

- Hangi araba hayat stilinize daha iyi uyuyor?

- Hep aileniz ile birlikte mi araba kullaniyorsunuz?

- Jeep veya minibüs türüne gerek var mi?

- Finansal gücünüz hangi tip arabaya daha uygun?

- Hangi saticinin fiyatlarini dikkate almali?

- Araç sigortasi alim fiyatini ne kadar artirir?

- Güvenlik için ne kadar fazla para vermek gerekir?

- Eski aracinizin piyasa degeri nedir?

- Hangi araç kazayi en az hasarla atlatir?

- Almak istediginiz araç, en fazla çalinan araçlar listesinde kaçinci sirada?

Otomobil kredisi alirken DIKKAT !
Hiç otomobil kredisi almadiysaniz veya daha önce almis olsaniz bile bu konuda önemli ipuçlarindan birkaçina sahip olmak istiyorsaniz, bu bölüme göz atmanizi tavsiye ederiz.

Bazi teknik faktörlerin bilinmesi ve hatirlatilmasi, finansman kararina nasil ulasacaginiz ve finansman maliyetini nasil düsüreceginiz konusunda size yardimci olacaktir. Faiz tutarinin olusumunda etken olan bu temel unsurlarin bilinmesi ve hatirlanmasi, sizin kararlarinizi kolaylastiracak ve finansman maliyetinizi bütçenizin elverdigi seviyelere getirecektir.

Kredi Tutari
Ihtiyaciniz olan kredi tutarini, kredi görüsmesinden önce belirleyin. Alacaginiz araç, bu aracin size maliyeti, mevcut aracinizin satisindan elde edeceginiz gelir ve ödeyebileceginiz en yüksek pesinat tutari vs. bütün unsurlarin basta bilinmis olmasi size büyük avantaj saglayacaktir.

Araci alirken, sizden istenen minimum pesinat kismini mümkün oldugu kadar yüksek tutmaya ve bunu da kendi öz kaynaklarinizdan karsilamaya çalisin. Bu size, düsük kredi tutari nedeniyle daha az bir finansman maliyeti yükleyecektir. Alim maliyetinin %100?ünü borç alarak karsilamaniz, genelde tavsiye edilen ve tercih edilen bir yöntem degildir. Araç alim maliyetinin kendi sahsi kaynaklarinizdan karsilamaya çalisacaginiz kisminin, en azindan araci satin aldiginizda size teklif edilen pesinat tutari kadar olmasina dikkat etmekte fayda vardir.

Ayrica, aldiginiz kredinin para cinsi ( ABD dolari, Alman Marki, Japon Yeni vs. olmasi halinde ) ve bunun geri ödenmesi sirasindaki özel ve genel ekonomik sartlar ile kredinin erken ödemesi konusundaki size sunulan ilave maliyetler de ayrica dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar arasindadir.

Faiz
Piyasadaki kredi alabileceginiz kuruluslarin size teklif ettikleri faiz oranlarini ve kredi ile ilgili diger sartlari birbirleri ile mukayese edin. Mümkün oldugunca çok bankayi arastirin. Böylece piyasada geçerli faiz orani ve sartlar konusunda genel bir görüs elde edersiniz. Eger kullanilan finansal terimlere yakin degilseniz, bu sayede yakinlasmis da olursunuz.

Araci satin aldiginiz satici da size kredi olanaklari sunabilir. Bu sebeple otomobil saticisi ile görüsmeden önce sizin bankaya ödemeniz gereken en düsük yillik nihai faiz oranini belirlemis olmaniz yarariniza olacaktir.

Faiz oranlari hakkindaki diger bazi ipuçlari da sunlardir:

- Birkaç bankanin faiz oranlarini karsilastirdiginizda, oranlar ayni temelde olmalidir. Bazen ilan edilen faiz oranlari masraf ve zorunlu giderleri içermeyerek sadece basit faiz oranini gösterir. Masraf ve diger kanuni ilaveleri (mesela KKDF, BSMV vs.) eklediginizde ortaya çikan gerçek ve nihai faiz orani, ilan edilen oranlardan bir hayli yüksek seviyelere çikabilir. Bu bakimdan en iyi karsilastirma yöntemi, bu oranlari yillik nihai faiz orani haline dönüstürüp mukayese etmektir.

Oranlari yillik nihai oran haline dönüstürmek için de;

Size teklif edilen basit oranlarin üzerine, ilave edilebilecek her çesit masraf ve zorunlu giderleri ekleyerek nihai faiz oranini bulun.

Buldugunuz nihai faiz oranini da yillik hale dönüstürün. Sadece yillik bazdaki nihai rakamlari karsilastirmaya tabi tutun.

- Ayrica, vadenin degismesi de faiz oranlarini dogrudan etkileyen unsurlardan biridir. Karsilastirma yaptiginiz faiz oranlari, kredi teklif eden kuruluslarin ayni vadedeki faiz oranlari olmalidir.

Taksit

Aylik taksit tutarini, bütçenizin elverdigi en yüksek seviyeye getirin. Bu size, daha kisa zamanda kredi geri ödemesi nedeniyle daha az faiz ödeme imkani saglayacak ve finansman giderlerinizi azaltacaktir.

Aylik kredi geri ödeme taksitlerinin seviyesi asagidaki faktörlere baglidir:

- Faiz oranlari ne kadar yüksek olursa, aylik ödemeler de o oranda yükselecektir.

- Borç tutarinin yüksekligi aylik ödemeyi yükseltecektir.

- Geri ödeme süresi ne kadar kisalirsa aylik taksit tutari da o kadar yükselecektir.

Unutmayin, aylik taksit tutarinizi düsük tutmanin bir çok yolu olmasina ragmen, ödemeniz gereken faiz tutarini düsürmenin tek yolu, düsük faiz orani ve düsük borç tutaridir.

Vade

Kredinin vadesini olabildigince kisa tutun ve uzun vadeli araç kredisinden sakinin. Bu da gene vadenin kisaligi sebebiyle size daha az toplam faiz tutari ödeme sansi yaratacaktir. Diger bir deyisle, aylik taksitler vadenin uzunlugu sebebiyle daha düsük görünebilir, fakat nihai finansman maliyeti tutar olarak size daha fazlaya gelecektir.

Kredi Sözlesmesi

Kredi sözlesmesini imza asamasina geldiginizde, sözlesmedeki her maddeyi çok iyi okuyun. Sözlesmedeki anlamadiginiz maddeleri ise bankaciniza veya size kredi imkani sunan kisiye çekinmeden mutlaka sorun.

Kredi sözlesmesini imzaladiginiz andan itibaren sözlesme süresi içinde kredi kurulusuna karsi kanuni bir taahhüt altina girmis oluyorsunuz. Kredi geri ödemesi tamamlanana kadar taahhüdünüzü yerine getirmek zorundasiniz. Getiremez durumuna düsmemeniz için, tüm geri ödeme kosullarini iyi anlamis olmaniz sizin yarariniza olacaktir.

Yeni araç satin alma kararini verirken

Yeni araç alimi her ne kadar kolay gözükse de zor bir karar. Alacak kisi, daha önce hiç otomobil sahibi olmamissa, verilecek karar daha da zor. Alici, tipe ve cinse göre degisik alternatiflerle karsi karsiya kalir.

Saticilarin sunduklari seçenekleri içeren paket çok cazip ve ekonomik gelebilir. Bu arada ihtiyaç duyulmayacak özellikler de satin alinmis olur. Yani paket ekonomik olabilir, ama istemedigimiz özellikler için bosuna para vermis oluruz.

Araç alirken ilk seçenek; standart ve temel özelliklerin bulundugu pakettir. Ihtiyaç duyulacak kisimlar ise daha sonra tek tek satin alinabilir. Tabii ileride arabaniza uyum ve ilave fiyat farki sizi sikintiya sokabilir.

Alinacak araba için ödeme gücünüzü ve bütçenizi en bastan tespit edin. Saticilar ile görüsülmeden önce fiyatlari ve arabalari arastirin. Bu arastirmada standart paket ve ilave özelliklere dikkat edin. Bütün bu konular size pazarlik asamasinda yardimci olacaktir.

Içinden isitmali deri koltuklu bir otomobil almak istiyorsaniz bunun kararini önceden verin, aksi takdirde ikna kabiliyeti yüksek saticilarin ve çarpici plazalarin etkisi altinda kalabilirsiniz.

Almayi düsündügünüz otomobilin ikinci el piyasasini arastirin. Bir ay sonra satmak isterseniz satabilecek misiniz? Degeri nedir? Air conditioning ve daha kuvvetli motor için ödenen paralar sizi pisman ettirmez, ama lüks kisimlar, yani pahali müzik ve isitmali koltuk gibi bölümler ikinci el piyasasinda degerlerinin çok altinda islem görürler.

Otomobillerin Standart Paketine Ilave Olarak Satilan Bölümler

Cruise Control
Otomatik arabalar içindir. Uzun süreli yolculuklar için gerekli olan bir özelliktir. Ayni hizda gitmeyi saglar. Sürücünün yorgunlugunu azaltir. Benzin tasarrufu saglar. Dikkate alinmasinda fayda vardir.

Otomatik Koltuklar
Ayni arabayi birkaç kisi kullaniyorsa ve kullanicilarin vücut ölçüleri birbirinden farkliysa, o zaman otomatik koltuk ayarlari ise yarayabilir.

Ayarlanabilir Direksiyon
Birden fazla kisinin kullandigi otomobiller için faydalidir. Direksiyonun kullaniciya göre ayarlanmasini saglar.

Kuvvetli Motor
Otomobilin performansini, bununla beraber benzin tüketimini de artirir. Minibüslerde, spor arabalarda ve her türlü tasiyici arabalarda dikkate alinmalidir.

ABS Fren Sistemi
Birçok modelde standart olarak bulunur. Ani frenlerde, özellikle islak zeminde sürücüye hakimiyet kazandirir.

4-Wheel
Özellikle kar ve çamurda direksiyon hakimiyetini artirir. Arazi kullanimi için iyi bir karardir ancak tamiri pahalidir.

Camlar ve Aynalar
Arka pencere defrostati ve silecegi, station vagon, hatchback, minibüs ve tasiyicilar için önemlidir. Kuvvetli ve özellikle otomatik ayarli aynalar güvenligi artirir. Farkli kullanicili arabalar için gereklidir. Otomatik camlar havalandirmayi kolaylastirir. Merkezi cam kilidi çocuk güvenligini artirir. Tepe cami havalandirmayi kolaylastirir.

Havalandirma
Sicak havalarda rahatligi artirdigi için gereklidir. Sicak havalarda, özellikle uzun yolda soförü muhtemel uyusukluktan kurtarir. Bunun karsiliginda benzin tüketimini artirir.

Alarm Sistemi
Emniyet bakimindan faydalidir. Sigorta maliyetini düsürür. Piyasada ucuz modelleri mevcuttur.

Müzik Sistemi
Kuvvetli ses düzeni ses kalitesini artirir. Ancak, piyasada daha ucuza olusturma mevcuttur

Dünyanın en büyük ve en fazla gelir getiren otomobil yarışı olarak kabul edilen Formula 1, 3.5 ay sonra hepimizin hayatına fazlasıyla girecek. İstanbul pistindeki ilk F1 yarışı 21 Ağustos’ta yapılacak. Dünya kupası ve olimpiyatların dört senede bir yapılmasına karşılık, F1 yarışları her yıl ortalama 16-18 kere ekrana geliyor. Modern bir F1 aracında jet uçaklarla benzer özellikler var.

İşte İstanbul yarışı öncesinde F1 araçlarıyla bilmeniz gereken son derece ilginç 20 bilgi:

* Bir F1 otomobili 80 bin parçanın birleştirilmesiyle ortaya çıkar. Eğer bu parçaların yüzde 99.9′u bile doğru montaj edilmiş olsa yarışa hala 80 hata ile başlamışsınız demek.

* F1 aracının 0′dan saatte 160 kilometre hıza çıkıp tekrar 0′a inmesi sadece 4 saniye sürer.

* F1 otomobilindeki fren diskleri virajlarda frene basmadan önce 1000 santigrat dereceye kadar ısınır. Bu nedenle fren diskleri çelik değil karbon fiberle yapılır. Karbon fiberin erime noktası çok yüksektir.

* Aerodinamik sporda başarının anahtarı. Takımlar bu alanda araştırma ve gelişme faaliyetlerine her yıl 10 milyonlarca dolar harcıyor.

* Küçük bir uçak, F1 aracının ulaştığı hızdan çok daha düşük bir hızda havalanabilir. Ön ve arka kanatlar sayesinde aerodinamik bir aşağı çekiş kuvveti sağlanır. Saatte 160 kilometre hızla giderken F1 aracı kendi ağırlığı kadar aşağı çekiş kuvveti üretebilir. Yani başka bir anlatımla eğer mümkün olsaydı bir F1 aracı tünelde tavanda ters şekilde gidebilir.

* Aşağı çekiş kuvveti Monaco’daki gibi şehir içi yarışlarda atık su kapaklarını kaldırmaya yetebilir. Bu nedenle yarıştan önce hepsi kaynakla güçlendirilir.

* F1 araçlarında parçaların büyük bölümünü kontrol edip izleyen ve üzerinde 100 sensör ile harekete geçirici bulunan, bir kilometre uzunluğunda bir kablo bulunur.

* Bir F1 aracının ağırlığı 550 kilogram. Yani bir Mini’nin yarısından daha az.

* F1 aracının motorundaki piston bir saniyede 300 kere yukarı ve aşağı hareket eder. Normal bir otomobilde bu, üç kat daha az.

* En iyi F1 pit stop personeli 3 saniyede yakıt doldurma ve lastik değiştirmeyi tamamlayabilir.

* Eğer bir su borusu koparsa tüm soğutma sistemi sadece bir saniye içinde boşalır.

* Vites dişlisi sadece bir yarış kullanılır.

* Kokpit o kadar dardır ki, pilot inip binerken küçük bir mandalı çevirerek direksiyonu yerinden çıkarır. Vites de debriyaj da direksiyonda yer alır.

* Lastikler yarış sırasında ağırlık kaybeder. Her lastik aşınma nedeniyle yarım kilogram hafifler.

* F1 araçları saatte 480 kilometre hıza ulaşabilir.

* F1 yarışlarında kullanılan yakıt doldurma sistemi bir saniyede 12 litre yakıt doldurabilir. Bu demek oluyor ki, 50 litrelik bir aile otomobilinin yakıt deposunu doldurmak sadece 4 saniye sürer. ABD askeri helikopterleri de benzer bir sistemle dolduruluyor.

* Yarış otomobil lastikleri normal otomobil lastikleri gibi hava ile dolu değildir. Birçok yarış lastiğinde nitrojen bulunur. Çünkü nitrojen normal havaya göre daha devamlı basınç sağlar.

* Normal otomobil lastikleri 60-100 bin kilometre kullanabilir. Yarış lastikleri ise 90-120 kilometre sonra ömrünü bitirir.

* Bir kuru hava F1 lastiği lastik tabanının ısısı 900 ile bin 200 santigrat dereceye ulaştığında zirve performansa ulaşır. F1 lastiği en yüksek hızda saniyede 50 kez döner.

Sevgi,ask,guzel,sozler

Sevgili,fm,radyo,sevgili,ucretsiz,slow,sitene,ekle,sevgilifm

eXTReMe Tracker
Zirve100 Site ekle Trke erikli Web Siteleri