Yeni Honda Jazz Satışa Sunuluyor
Posted Kas 14th, 2008 1:57AM by _CAPKIN_
Yeni Honda Jazz Satışa Sunuluyor
Honda, 2001 yılında piyasaya ilk çıkışından bugüne iki milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaşan Jazz’ın tamamen yenilenen modelini 15 Kasım’da satışa sunuyor.

Yeni Honda Jazz, sınıfında lider bir iç mekan genişliği ve yeni VTEC motoru sayesinde bir önceki modeline göre belirgin bir biçimde iyileştirilmiş yakıt tasarrufu ve çevreci bir motor sunuyor.
Merkezde bulunan yakıt tankı ve en esnek olmasını sağlayan Sihirli Koltukları ile yeni Jazz çıtayı çok daha ileri taşıyarak her alanda yenilikler sunuyor. Sınıfının standartlarının üstünde bir iç mekan ve bagaj genişliği sunan yeni Jazz kullanıcısına büyük bir konfor ve ferahlık hissi yaşatırken, kullanılan kaliteli malzemeler özenli işçilikle tamamlanıyor.
Birçok yeni teknolojiyi barındırın yeni 1.4 lt. i-VTEC motor sağladığı 100 beygir ile daha iyi bir performans karakteri sunarken yakıt ekonomisini de sıradışı bir seviyeye çekiyor. Bu yeni teknolojilerden bir tanesi olan iridyum bujiler daha iyi bir ateşleme sağlayarak yakıt tüketimini düşürüyor. Ayrıca 120 bin km.’lik değişim süresi ile de bakım maliyetlerini aşağıya çekiyor. Yeni Jazz sınıfında ilk defa, direksiyondaki pedallar ile de değiştirilebilen 6 ileri otomatikleştirilmiş manuel şanzıman ile kullanıcısına büyük bir konfor sağlıyor.
Joy+ ve Fun+ olarak iki farklı modeli bulunan yeni Jazz, teknolojik üstünlüklerinin yanında çok yüksek bir donanım seviyesine sahip. Fun+ modelinde bulunan direksiyondan kumandalı ve hıza duyarlı müzik sistemi, otomatik farlar ve silecekler, hız sabitleyici, otomatik klima, yol bilgisayarı ve panoramik cam tavan Jazz’ın üstünlüğünü ortaya koyan özelliklerden sadece birkaçıyken, yeni Jazz güvenlik donanımlarında da taviz vermiyor. Her iki modelinde de 8 hava yastığı, sınıfında ilk defa araç denge kontrol sistemi (VSA), ABS, EBD, acil durum fren desteği, ön koltuklarda aktif kafalıklar ve ISOFIX standart olarak sunuluyor.
Tüm bu özellikleri bir arada bulunduran Yeni Jazz 30.250 YTL’den başlayan fiyatlarıyla 15 Kasım’dan itibaren Honda Bayilerinde yerini alacak. .
MINI araziye çıkıyor
Posted Kas 14th, 2008 1:26AM by _CAPKIN_MINI araziye çıkıyor
MINI, gelecek ay düzenlenecek olan Paris Motor Show’da MINI Crossover Konsept aracını sahneleyeceğini duyurdu. Klasik MINI hatlarına sahip olan bu crossover, MINI Cooper ve MINI Clubman modellerinin ağır arazi şartlarıyla başedebilecek değişik bir versiyonu olacak. MINI’nin ürün gamındaki dördüncü modeli olacak olan bu aracın 2010 yılında pazara sunulması bekleniyor.
MINI Crossever’ın dış hatları klasik SUV’larda görmeye alıştığımız heybetli hatlara sahip. Ön kısımda yükseğe yerleştirilmiş tek parçalı oval farlara büyük hava ızgarası eşlik ediyor. Her iki parçada krom kaplama ve göze hoş gelen akıcı hatlara sahip. Aracın yan taraflarını sarmalayan koruma çıtaları bir tasarım bütünlüğünü ifade ederken, aracın arka kısmı ise klasik MINI tasarımından daha şık bir yapıda. Arka camın iki katı büyüklüğündeki bagaj kapağı araca farklı bir hava katarken tamponun altına yerleştirilen çift çıkışlı egzoz sistemi bu aracın güçlü bir karakterde olduğu ifade ediyor.
Bu yeni konsept modelin iç tasarımında da diğer MINI modellerinde görmeye alıştığımız çizgiler hakim. Aracın konsept olması nedeniyle iç kısımda bir takım yenilikler bulunuyor. Orta konsoldaki göstergenin küre şeklindeki tasarımı otomobil tutkunlarının beğenisini kazanacak bir yapıya sahip. Çok fonksiyonlu gösterge tablosu bir çok özelliğe bünyesinde barındırıyor.
Mini mühendisleri aracın içerisinde dört kişinin rahatlıkla seyahat edebileceği şekilde bir tasarım kullanmış. Öne ve arkaya doğru kaydırılabilen arka koltuklar sayesinde isteğe bağlı olarak daha fazla bagaj hacmi veya bacak mesafesine imkan tanınıyor.Ayrıca yanlara doğru açılan diğer kapılardan farklı olarak tasarlanan sol arka kapı araca inip binmeyi kolaylaştırmak için sürgülü bir şekilde dizayn edilmiş.
Araçta ne tür bir motor ve çekiş sistemine yer verileceği şu anda belli değil fakat fuar esnasında bu bilgilerinde açıklanması bekleniyor.
Mini, Crossover Konsept aracın firmanın dördünmü modeli olarak piyasaya sürüleceği konusunda bir açıklama yapmasada, bu modelin 2010 yılında birtakım görsel değişiklikler sonrası satışa sunulması bekleniyor.

Dizel motor modifiyesi
Posted Eki 16th, 2008 1:01AM by adminDizel motor modifiyesi
Dizel motor modifiyesi - Dizel tuning - Diesel performance - Diesel Tuning
TDi - TDCi -Dci - CDTi - CTDi - HDi - CDi - SDi
Dizel motorlar buhar makinelerinden sonra moment gücü yüksek motorların başında gelir, zaman içinde teknolojisi oldukça ileri seviyeye gelen bu motorlar düşük hacimden inanılmaz “Tork” (döndürme momenti) çıkarır hale geldiler..
Dizel motorların çalışma prensipleri ;
Dizel motorlar sıkıştırılmış hava üzerine yakıt püskürtme esasına dayanarak çalışır.
YILDIZ POMPA - COMMON RAİL SİSTEM - POMPA MEME SİSTEM
Dizel Motor modifiyesindeki başlıca esaslar;
Her içten yanmalı motorun verimi arttırılabilir. verim arttırmak için karışım oranı bozulmadan silindirlere daha fazla hava doldurmak ve belirlenen oranda motorin püskürtmek esastır.. bu oran bozulursa egzozdan siyah duman çıkar..
peki dizel motora nasıl daha fazla hava doldurulur ?
cevap aşırı besleme sistemleridir( Turbo ve kompresör )
bu sistemler silindirlere daha fazla hava doldurma esasına dayanır …
Birçok üretici günümüzde aşırı besleme sistemi olarak “turbo” kullanmaktadır.
TURBO
KOMPRESÖR
Fakat burda bir sorun ortaya çıkmaktadır ;
sıkışan hava ısınır hacmi artar, turbo&kompresör sistemlerinin mantığı silindirlere motorun atmosferik koşullarda emebileceğinden daha fazla hava “basmak” tır bu işlem sırasında hava sıkışır ısınır yoğunluğu azalır..
bu durumun bertaraf edilmesi için basılan hava silindirlere yollanmadan önce soğutulur bu işlemi İNTERCOOLER adlı parça üstlenir.
İNTERCOOLER
Bu mantık çerçevesinde profesyonel uygulamalar gerçekleştirilebilir.
peki günümüzün modern elektronik yakıt enjeksiyonuna sahip araçlar için neler yapılabilir ?
Amatör , aşırı talebi olmayan kullanıcılar için tavsiye edilebilecek en pratik ve uygulaması kolay yöntem aracın elektronik yazılımına müdahele etmektir…
Bu motora “Harici” bağlanan elktronik bir modüldür
ELEKRONİK PÜSKÜRTME MODİFİYESİNDE KULLANILAN MODÜLLER ;
Bu sistemler aracın işetim sistemine müdahale ettiğinden mekanik işlemlere ihtiyaç duyulmaz, verim gayet tatmin edicidir, egzozdan siyah duman atma sorunu yaşanmaz..
Sadece bu uygulamayla elde edilen verimlerin(dyno çıktısı) tanınan araçlar üzerindeki sonuçları ;
(Ç=>alıntıdır)
2002 kangom var performans artışı için bi şeyler yapan varmı laf olsun diye degil harbi harbi uygulama yaptıran varsa paylaşalım lütfen nos gibi geçici çözümler degil turbo yada çip tuning
Turbo Hakkında Bİlmek İstedikleriniz
Posted Eyl 13th, 2008 11:50PM by _CAPKIN_Turbo Sisteminin Temelleri
Bir motordan alınabilecek maksimum gücü elde etmenin en iyi yolu silindirlere gönderilecek maksimum benzin ve hava karışımı ile olur.Bu işlem bir motoru güçlendirmenin bir numaraları kuralıdır.Bunu yapmanın bir yoluda silindir yuvalarını büyütmektir esasında.(örn:6000 cc motorlar) Fakat turbo gibi teknolojiler bunu daha kolaylaştırarak kullanışlı hale getirmektedir.
Turbochargerlar motora gönderdikleri fazla hava ve benzin karışımı ile küçük silindirlerden de güç sağlamayı amaçlamaktadırlar.Genel olarak Turbochargerlar 0.4 bar’dan 2.0 bar’a kadar güç üretebilmektedirler.Normal olarak atmosfer basıncının 1,014 Bar olduğunu düşünürsek Turbochargerların motora atmosferde olandan %50-%100 fazla basınç uyguladığını görebiliriz.Bu da %50 güç artışı anlamına gelmektedir.
Bu motorun güç artışıdır fakat bu gücü tam olarak almamızı engelleyen bir takım unsurlar vardır.Egzos çıkışında bir turbin bulunması eksoz geri basıncının artmasını sağlar ve motor eksoz gazını tam olarak dışarıya atmakta zorlandığı için güç kayıpları oluşur.
Pek tabi ki herşey enjeksiyonlu bir motora Turbo takmakla bitmez.Bunun yanında sistemin daha fazla benzine ihtiyacı olacaktır.Bir turbocharger silindirlere daha fazla benzin göndermeyi sağlayamaz, bunu yapan aracın işletim sistemidir. İşletim sistemin yanı sıra da orjinal benzin pompanızın haricinde daha fazla benzini pompalayabilecek kapasitede bir benzin pompasına ihtiyaç duyulur.
Turbo Nasıl Çalışır ?
Eksoz manifolduna takılan Turbochargerlar , motordan gelen eksoz gazı sayesinde Turbinelerini döndürürler.Yani buraya kadar motor kendi gücünü kullanmaktadır.Salyangoza bir mil sayesinde bağlı olan türbinler, dönmeye başladığı andan itibaren silindire giden havayı gitmesi doğrultusunda zorlamaya başlar.
Silindirlerden gelen eksoz gazı Türbin pervanesin bıçaklarına çarparak türbinin dönmesini sağlar.Turbine ne kadar fazla gaz gelirse o kadar hızlı döner.
Milin diğer ucundaki pervane ise kompresor pervanesidir.Bu pervane eksoz gazının silindirlere iletilmesi yolunda basınç uygulamaktadırlar.
Kompresor Pervane Bıçakları
Bu pervaneler dakikada 150.000 kere dönmektedirler.Bilgisayarınızdaki hardiskin bile dosyalarınızı okumak için dakikada 7200 kere dönebildiğini düşünürsek bu dönüş hızı inanılmazdır.Burda turbonun yağsız kalması demek anında yanması anlamına gelmektedir.O yüzden pervenaleri tutan milin çok dikkatli şekilde konumlandırılması gerekir çünkü yanlış bir setup milin kendi oluşturucağı momentumdan kırılmasına yol açacaktır.Bu pervanelerin dönmesi için sıvı yataklar kullanılmaktadır.Bu sayede hem milin soğuması sağlanıyor hemde sürtünme katsayısı düşürülüyor.
Turbo Modelleri ve Tasarımları
Turbo modellerinden bahsetmeden önce turbochargerların yol açabileceği bazı problemlerden bahsetmeliyiz.
Maxi Boost:
Turbolar büyüklüklerine göre güç artışı sağlamaktadırlar.Turbo basıncı yükseltmek her ne kadar maksimum gücü elde etmemizi sağlasada silindirlerin ve pistonların dayanabileceğinden fazla basınç içerlemek Knocing dediğimiz problemi doğurmaktadır.Knocking aslında silindir ve pistonlardan gelen tık tık sesidir.Motor bu devrede detonasyona uğrar ve silindirlerde oluşan ısı yükselir.Motora giden havayı ne kadar fazla sıkıştırırsanız, hava o kadar fazla ısınacaktır. Şimdi bir yanağınıza hava doldurun ve onu sıkıştırırak diğer yanağınıza geçirin.Bu işlemi devamlı yaptığını sürece ağzınızda bulunan havanın ısınacağını göreceksiniz.Aynı şekilde yüksek basınçlı turbolarda bu durum yaşanır.Turbo gelen gazı sıkıştırarak motora gönderir fakat doğacak bu basınçtan ısınan hava silindirler içindeki Bujiler tarafından gerçekleştirilen patlamanın önüne geçer. Eğer pistonlarınız ve silindirleriniz buna uygun değilse hepsi birer mum gibi birkaç dakika içinde erirler.Bu yüzden turbo motorları devamlı yüksek oktan benzine ihtiyaç duyar.Bu avans(knocking) problemin önüne geçmek içinde motorların sıkıştırma oranları düşürülmektedir.
Yüksek basınçtan detonasyona uğramış bir Impreza Turbo motoru
Turbo Lag:
Turbo chargerlarla ilgili en önemli problemlerden biride türbinin geç devreye girmesidir.Her ihtiyaç duyduğunuzda gaza basıp güç elde etmek mümkün değildir çünkü salyonagozun içindeki pervane ancak belli bir motor devrinden sonra dönmeye başlamaktadır.Turbonun devrede olmadığı bu zaman sürecine Turbo Lag denilir.Turbo devreye girdiği zaman ki araçtaki ani tekme etkisi bu yüzdendir.Turbo devreye girer ve araç çıldırmış gibi saldırıya geçer.
Turbodaki bu gecikmeyi azaltmanın en iyi yolu Turbo içindeki dönen ana parçaları hafifletmekle olur.Hafifletmekte küçültmekle olur.Bu da pervanin ve kompresorun daha hızlı çalışmasına olanak sağlayarak erken devreye girmesine yol açar.Dünyada bunu en iyi başaran firma WW firmasının 1700 rpm de devreye giren passat modelleri için ürettiği turbochargerlardır.Fakat bu turbochargerlar büyük turbolar gibi yüksek basınç üretemezler.
Küçük-Büyük Turbochargerlar;
Biraz öncede söylediğim gibi salyangozun içindeki parçaları hafifletmek ve aynı doğrultuda küçültmek salyangozun içindeki trübin pervanesinin erken dönmeye başlamasına yani turbonun erken devreye girmesini sağlar.Fakat bu pervaneler küçük olduklarından dolayı büyük pervaneler kadar hava sağlayamazlar.Aslında sistem çok basittir.Nasıl evinizdeki küçük vantilatör büyüğü kadar hava sağlayamıyorsa küçük turbochargerlarda büyük ağabeyleri gibi güç üretemezler.
Turbonun Özellikleri:
Bilya Yatak:
Milin bağlı olduğu pervanelerin yatağında bulunan bu bilyalar azda olsa bazı turbochargerlarda kullanılmaktadır.Tabi ki bu bilyalar sizin normal olarak bildiğiniz bilyalardan farklıdır.Hepsi kusursuz bir üretimin ürünleri olan bu bilyalar özel meteryallerden imal edilir ve dakikada 150.000 kere dönen türbin pervenesin yarattığı sürtünmelere dirençlidirler.Pek fazla tercih edilmeyen bu bilyalar aslında turbo lagını önlemektede yarar sağlamaktadırlar,
Seramik Türbin Bıçakları:
Sermik turbin bıçaklarının tek avantajı metal bıçaklara nazaran hafif olmarı ve turbo lagını azaltmalarıdır.
Sequential Turbochargerlar
Bizim, twin turbo olarakta bildiğimiz bu chargerlar iki tane salyangozu esas alarak üretilmiştir.Yani iki turbo yanyana çalışmaktadırlar.Birincisi, yani küçük olan devreye erken girer ve turbo lagını engeller.İkinci turbo ise yüksek motor devirlerinde devreye girerek yüksek basınç sağlamayı esas almışlardır.
Intercooler;
Kompresyona uğrayan hava, ısınır.Isınan hava ise genişler bu yüzden turbodan gelen basınç artışı havanın motora gitmeden önceki ısınmasının sonucudur.İyi bir güç artışı için silindirler daha fazla hava moleküllerine ihtiyaç duyarlar, sadece basınç motorun gücüne artırmaya yetmez.
Bu radyatöre benzeyen siyah kutu turbochargerdan gelen basınçlı havanın içinden geçmesine sağlar, ince kanallardan geçen basınçlı gaz süzülür ve soğutulur.Bu sayede motora daha fazla hava molekülü girmesi sağlanır.Eğer turbocharger basıncı 0,7 bar ise intercoolerda 0,7 barlık sıkıştırlılmış havayı süzecek kapasitede olmalıdır.
Turbolar hakkında bazı tezahürler;
-Motor yağını her 5000 km ya da daha erken süreler içerisinde değiştirin.
-Her zaman motor üreticisinin tavsiye ettiği yağı kullanın. -WD40 ve benzeri temizleme katkılarını ya da gevşeticileri kullanmayın.
-Her zaman motorun ısınması için 30 ila 60 saniye kadar bekleyin.
-Soğuk ve ince yağ, ısınmış bir yağ gibi kolayca hareket edemez ve parçaların bir süre yağsız kalmasına yol açar!
-Yola çıktığınızda turboyu hemen devreye sokmayın, turbo henüz yağ ihtiyacını gidermemiş olabilir.
-Aracı stop etmeden önce turbonun dinlemesi ve bir sonraki çalışma için gerekli yağlamayı yapmasına izin verin.Turboyu ne kadar zorladıysan o derecede dinlendirme yapın.
-Yüksek devirlerde türibin devamlı dönmektedir.Bu esnada motoru kapamak turboya giden yağıda kapamak anlamına gelir.Bu durumda turbo yataklarında ciddi hasarlar oluşur.
-Motoru yağını her değiştirdiğinizde yağ filitresinide değiştirin ve ilk çalıştırmada yağ basıncının sağlandığına emin olun.
Yukarıdaki tezahürleri yerine getirmeniz ve aracınızı iyi bir şekilde kullanmanız durumunda Turbochargerınız en az motorunuz kadar sorunsuz ve uzun ömürlü olacaktır.
Turbonun Görevleri
Posted Eyl 5th, 2008 2:54PM by _CAPKIN_Turbonun görevleri nelerdir? Turbo nasıl çalışır?
Turbonun görevi daha fazla soğuk havayı motora vererek performansı arttırmaktır Motorda soğuk hava sıcak havadan daha yoğundur Bu yüzden motordan içeri giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli olur Bu sayede de üretilen güç ve tork da fazlalaşır Otomobillerin soğuk havalarda daha iyi performans sergilemesinin sebebi budur Turbo ise daha fazla soğuk havayı motora vererek performansı artırır
Turboşarj ve SüperşarjOtomobilin performansını en üst noktaya çıkarabilmek için kullanılan iki farklı sistem vardır Bunlar süperşarj ve turboşarjdır
Süperşarj
Süperşarj aslında basit bir kompresördür Dışarıdan gelen havayı basınçlı bir şekilde içeri püskürtecek şekilde dizayn edilmiştir Süperşarjın iki farklı çeşitte uygulanması mümkündür Emme manifoltu ile throttle body arasına veya throttle body’nin önündeki hava girişine monte edilebilir Eğer emme manifoltu ile throttle body arasına monte edilirse, enjeksiyon sisteminde mekanik bir değişiklik yapmadan benzin akışının ayarlanması mümkün olur Bu genellikle yarış otomobillerinde de tercih edilen daha pratik bir sistemdir Eğer süperşarj throttle body’nin önünd monte edilirse, gelen basınçlı havayı karşılamak için normalden daha yüksek basınçla yakıt püskürtülmesi gerekecektir
Çalışma sistemi
Süperşarjın içindeki kompresör çalışma gücünü yine motor kayışlarından ve dişlilerden alır Bu çalışma için turboşarja göre daha fazla güç gerektiren bir sistemdir Ayrıca sağladığı sıkışma sebebiyle motorun çabuk yıpranmasına sebep olmaması için motor kompresyon oranı pistonların değişmesi suretiyle düşürülmelidir
Süperşarj daha fazla benzin tüketebilir
Aynı silindir hacminde ve aynı yanma odalarına sahip iki motordan, süperşarj uygulanmış olan motor aynı büyüklük içinde daha fazla sıkıştırma ile çalışacak ve daha fazla benzin yakacaktır Buna karşılık turbo uygulamasındaki kadar yüksek güç veremeyecektir
Turboşarj’a göre avantajlı
Turboşarj uygulamasında, turbonun devreye girmesi için yanan gazın geri dönmesi ve türbünü doldurması gerekmektedir Fakat süperşarj uygulamasında turbonun devreye girmesi için gereken zaman ve motor devri, süperşarjın devreye girmesi için gerekmemektedir Gaz pedalına ilk basıldığı anda açılan süperşarj, en alt devirden itibaren gücünü gösterecektir
Turboşarj
Turboşarj, egzoz gazı ile çalışan bir süperşarj olarak tanımlanabilir Gücünü süperşarj gibi kayışlardan ve dişlilerden değil, egzoz gazının basıncından alır Yanma odasında patlayan hava benzin karışımı, gaza dönüşerek egzoz süpaplarından egzoz manifoltuna doğru itilir Bu aşamada egzoza giden gazın basıncı, yol üzerindeki turbonun pervanesini döndürür ve bu yönlü pervane sayesinde gazın önemli bir kısmı türbüne girer
Audi Q5
Alman otomobil üreticisi Audi’nin yeni modeli, 2008 yılının dördüncü çeyreğinde satışa sunuluyor.
Q5’de 3 motor seçeneği bulunacak. Yeni 7 vitesli çift kavramalı S tronic şanzıman ve “Audi drive select” donanım seçenekleri arasında bulunacak.
4.63 metre uzunluğunda, 1.88 metre genişliğinde ve 1.65 metre yüksekliğindeki Q5’in aerodinamik katsayısı 0.33. Aracın dingil mesafesi 2.81 metre ve bagaj hacmi 540’tan 1560 litreye kadar büyütülebiliyor.
Bir benzinli iki dizel olan motor seçeneklerinin teknik verileri şöyle:
2.0 TFSI, 211 beygir gücünde ve 1500 devirde 350 Nm tork üretiyor. Q5 2.0 TFSI 100 km/s hıza 7.2 saniyede ulaşabiliyor. Maksimum hızı 222 km/s olan aracın, karma kullanımda 100 km’deki yakıt sarfiyatı 8.5 litre
2.0 TDI 170 beygir gücünde ve 1750 devirde 350 Nm tork üretiyor. Karma kullanımda 100 km’de 6.7 litre yakıt tüketen aracın 0-100 km/s hızlanması 9.5 saniye, maksimum hızı da 204 km/s
3.0 TDI modeldeki en güçlü motor. V6, 240 beygir gücünde ve 1500 devirde 500 Nm tork üretiyor. 100 km/s hıza 6.5 saniyede ulaşan 3.0 TDI’nin maksimum hızı 225 km/s. 3 litrelik motor karma kullanımda 100 km’de 7.5 litre yakıt tüketiyor.
Bütün Q5 modelleri, motor gücünü %40 öne %60 arkaya veren quattro sistemi ile donatılmış. Sistem gerekli durumlarda motor gücünü, ön tekerleklere %65 arka tekerleklere de %85 oranında verebiliyor.
Q5’in eğlence sistemi, DVD oynatıcı, Bluetooth telefon kiti, TV, iPod bağlantısı veya farklı MP3 çalarlarla çalışabilen USB bağlantılı müzik sistemi ve yüksek kalitedeki Bang & Olufsen marka ses sisteminden oluşuyor.
MAZDA2 VE MAZDA6 MPS
Posted Ağu 2nd, 2008 1:30AM by _CAPKIN_
Mazda’nın yeni performans makinelerinin ilk çizimleri ve detayları ortaya çıktı
Mazda6 MPS’nin bir konsept türevi, 2.5 litre 280 hp‘lik motoru, dört çeker sistemi ve 6 sn‘lik 0-100 km/s hızlanmasıyla, Ekim’de Paris Motor Show‘da tanıtılacak. Doğal olarak Mazda6 MPS, agresif ön tampon, spoyler, marşpiyeler, büyük jantlar, daha sert süspansiyonlar ve geliştirilmiş frenlerle 2010′da piyasaya çıktığında çok daha sportif olacak.
Mazda2 MPS hakkında daha az haber var, fakat ön tekerleklere iletilen yaklaşık 170 hp’lik bir 1.5 litre turbo motor ümit edebilirsiniz, ve tabii ki spor süspansiyonlarla iç ve dış spor görsel değişiklikler.
SPOR AUTO’DAN BMW’YE 6 ÖDÜL
Posted Ağu 2nd, 2008 12:43AM by _CAPKIN_Spor otomobil dergisi “Sport Auto” tarafından “2008′in en sportif otomobili ” okuyucu oylamasında BMW Group dinamik ve sportif kullanım özellikleriyle 6 ödül kazandı. Oylama sonucunda altı sınıfta başarı elde edilirken kazananlar arasında beş ayrı model yer aldı. Fiyat segmentlerine ayrılmış değerlendirme kategorilerinde, gövde ve motor versiyonlarının dahil edildiği, 146 adet seri üretim model ve 84 adet tuning versiyonu ile birlikte toplam 230 model yer aldı.

Dört benzinli motor ve iki dizel motor ile BMW Group ön plana çıkarken en göze çarpan başarıyı, 35 bin euroya varan dizel motoruyla ve yüzde 50,5 oy ile BMW 123d Coupé aldı. Bu sınıfın bir üst kategorisinde ise BMW 335d, yüzde 39,5 oy ile ilk sırada yer aldı. 45 bin ve 90 bin euroya kadar olan Sedan sınıfında, sırasıyla BMW 335i (yüzde 34.4) ve BMW M3 Sedan (38.3) başta gelirken, küçük sınıf otomobiller kategorisinde, yeni MINI John Cooper Works yüzde 37,7 oy ile birinci oldu.
BMW Group’un altıncı ödülü, yüzde 20,4 oy oranıyla 45 bin euroya kadar olan sınıfta en sportif coupe seçilen, BMW 335i Coupé ile tamamlandı.
İHA
Aşırı Besleme Sistemlerine Giriş…
Posted Tem 30th, 2008 10:39AM by admin
Hayatımızın hemen her alanına girmiş olan motorlar ihtiyaçları karşılamak için gün geçtikçe geliştirilmiş ve güçlendirilmiştir. Mühendisler ve bilim adamları motorları geliştirmek ; insan ihtiyaçları doğrultusunda güçlendirmek için pek çok yönteme başvurmuşlardır.
Silindir sayısını artırmışlar. (3silindirli ,4silindirli ,5silindirli ,6silindirli ,8silindirli ,10silindirli ,12silindirli) Silindir dizilimleriyle oynamışlar. (Sıralı, V dizilimli, wankel dizilim…) Değişik motorlar imal etmeyi denemişler. (Wankel, Boxer…)
Günümüzün motorlu taşıtlarında kullanılan motorlardan elde edilen güçlere bakıldığında , gücün motor hacmiyle doğru orantılı olarak arttığını görmekteyiz. (Güncel örnekler: Renault’un kullandığı 1400cc 75bhp sıralı 4silindirli motor , Honda’nın kullandığı Dohc1600cc Vtec 110bhp sıralı 4silindirli motor ,Opel’in kullandığı Ecotec2000cc 136bhp sıralı 4silindirli motor…) Motor hacmi büyük motorlar ; yapımının zor olması , maliyetlerinin yüksek olması , konstrüksiyonlarının karmaşık olması gibi dezavantajlara sahiptirler. Ayrıca Dünya’daki petrol rezervlerinin hızla tükenmesi büyük hacimli motorların üreticiler tarafından tercih edilemez hale gelmesini sağlamıştır.
Tüm bu koşullar mühendisleri aşırı besleme sistemlerini kullanmaya yöneltmiş ve supercharger (süperşarj) , turbocharger (turboşarj) sistemlerini motorlarda kullanmaya başlamışlardır. Bu sistemler sayesinde daha yüksek güçleri düşük hacimli motorlardan elde etmek mümkündür. Aşırı beslemeli motorları üretmek büyük hacimli motorlara nazaran daha kolay ve ucuzdur. Ayrıca aynı güçteki büyük hacimli motorlardan daha az yakarak yakıttan tasarruf sağlarlar.
Atmosferik motorların çalışma basıncı , çalıştığı ortamın hava basıncıdır. Bu değer yaklaşık olarak 1atm civarındadır. Pistonun emme strokuna başlamasıyla oluşan vakum basıncıda bu basınca eşittir. Yani atmosferik motor silindir içerisine havayı 1atm’nin altında bir değerde alır. Aşırı besleme sistemlerinin amacıysa atmosferik motorların yanma odasına daha fazla sokmaktır. Turbocharger ve supercharger sistemleri yanma odasına daha fazla hava sokarak yakıtın tam ve yüksek verimle yanmasını sağlarlar. Turbocharger ve supercharger sistemleri aynı işi farklı yollarla yapan aşırı besleme sistemleridir.Bundan sonraki kısımlarda bu iki sistem hakkında bilgi verilecektir.
Bildiğiniz gibi; antifriz, sıfır derece ve altında radyatör suyuna katılarak suyun donmasını önleyen kimyasal maddedir.
Antifriz radyatörü ve soğutma sistemini pas ve korozyondan korumak amacıyla da kullanılmaktadır. Sadece anfrizini kendisinin donma derecesi -12′dir, su ile karıştırıldığında donma noktası -65 dereceye kadar düşürmektedir. Ancak su oranı veya antifriz oranı arttıkça donma noktası düşmektedir.Bu nedenle doğru miktarda su ile karıştırılması önemlidir. Su oranı %70′i aşarsa donma %30′un altına düşmekte ve hararet tehlikesi baş göstermektedir.
Türkiye iklim koşullarında maksimum koruma için % 33 ila % 50 arasında antifriz kullanımı tavsiye edilmektedir. Karışım yaparken kireçli sulardan kaçınılması gerekmektedir. kireçli sular antifrizin içindeki koruyucu katıkların etkisini azaltmaktadır. Bu nedenle musluk suyu yerine yumuşatılmış ve distile edilmiş su kullanılmalıdır.
Antifrizler normalde yılda bir defa, ekleme yapılmadan değiştirilir.
Yanlış bir bilgi vardır, kışın çok soğuk havalarda motor sıvısının tamamen antifrizle doldurulmasının daha iyi sonuç vereceğine inanılır. Oysa durum çok farklıdır ve bu yöntem, inanılanın aksine, donma noktasını daha aşağılara çekmez, yükseltir. Aşırı soğukta uygulanacak en iyi karışım oranı su ve antifrizin yarı yarıya karıştırılmasıdır.
Yazın ise antifrize artık gerek kalmadığına inanılır. Oysa bu da yanlış bir bilgidir. Çünkü antfiriz motor içinde paslanmayı ve tortu birikmesini önleyici özelliğe sahiptir. Buna ek olarak antifriz, suyun kaynama noktasını yukarı çektiğinden, motoru aşırı ısınmaya karşı da korunmuş olur.



