Otomobilinizi Nasıl Seçmelisiniz?
Posted Kas 15th, 2008 4:41PM by _CAPKIN_
Bir araba alırken ne beklediğinize doğru karar verin. (Örneğin tercihiniz iki kişilik üstü açık bir araba ise, aslında ihtiyacınız olan şeyin 7 kişilik bir van olduğunu, iş işten geçtikten sonra fark etmeyin!)
- Ne kadar büyük bir kabine ihtiyacınız var; arka koltukları kullanır mısınız, yoksa beş kişilik bir araba bile size dar mı geliyor?
- Büyük bir bagaja ihtiyacınız var mı? Yoksa haftada sadece bir kere mi gerekiyor?
- Nasıl bir trafikte kullanıyorsunuz? Şehir içinde kısa mesafeler mi, yoksa otoyolda uzun seyahatler mi yapıyorsunuz? Seçeneğiniz ikinci ise, daha güçlü ve konforlu bir seçim doğru olur.
- Sizin için performans ne kadar önemli? 1.4 litre ile üç sene yaşayabilir misiniz, yoksa en az 2.0 litre mi yeterli?
- Güvenlik sizin için ne kadar önemli? Mümkün olan en çok sayıda airbag (hava yastığı) ve Euro Ncap yıldızına mı bakıyorsunuz?
Sadece 499 Adet Üretilecek Ferrari Scuderia Spider 16 M Tanıtıldı!
Posted Kas 14th, 2008 1:53AM by _CAPKIN_Sadece 499 Adet Üretilecek Ferrari Scuderia Spider 16 M Tanıtıldı!
İtalyan lüks spor otomobil üreticisi Ferrari, 2008 Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği 16. Markalar Şampiyonluk zaferinin bir simgesi olarak sınırlı sayıda üreteceği Ferrari Scuderia Spider 16M’i tanıttı.

Sadece 499 Adet Üretilecek Ferrari Scuderia Spider 16 M Tanıtıldı!
Sadece 499 adet üretilecek olan Ferrari Scuderia Spider 16M, yarışçı nitelikli gövde detaylarının yanı sıra İtalyan üreticinin
yeni nesil 510 HP’lik V8 motoruyla da dikkatleri üstüne çekiyor. 315 km/s’lik maksimum hıza erişebilen Ferrari Scuderia Spider 16M, 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3.7 sn’de tamamlıyor.
2008 Formula 1 Dünya Şampiyonası’ndaki sezon boyunca süren istikrarlı performanısyla 16. defa Markalar Şampiyonluğunu kazanarak kupayı müzesine taşıyan Ferrari, bu başarısının anısına özel olarak ve sınırlı sayıda üreteceği yeni model versiyonunu tanıttı. Ferrari Scuderia Spider 16M adını taşıyan yeni model versiyonu, mevcut F430 Spider versiyonlarından farklı olarak arka ızgarasında ve kabin içinde orta konsolun hemen üstünde yer alan yer alan “16. Markalar Şampiyonluk” logolu plakalar, yeni kabin içi döşeme ve renk seçenekleri, karbon fiber kaplı takla barları ve 16 GB’lik Ferrari iPod Touch ile birlikte kombine edilebilen yeni nesil müzik sistemiyle görsel olarak farklılaşıyor.
Bununla birlikte standart F430 Spider versiyonlarına göre 80 kg daha hafif bir gövde yapısına sahip olan ( 1340 kg) Scuderia Spider 16M, orta arka konumlu, yeni nesil V8 motoruyla da ekstra sportif yönünü ortaya koyabiliyor. 4.3 litre silindir hacimli yüksek performanslı motor, 8500 d/d’de ürettiği 510 HP güç ve 5250 d/d’de ürettiği 470 Nm tork ile dikkat çekiyor. Güç-ağırlık orantısında kg başına 2.6 HP’lik güç üretimi sunan Scuderia Spider 16M, markanın F1 teknolojisini taşıyan 6 ileri vitesli otomatik şanzımanının etkisiyle 0-100 km/s hızlanmasını 3.7 sn’de tamamlıyor. 315 km/s’lik son hıza erişebilen Ferrari Scuderia Spider 16M, 100 km’de ortalama 15.7 litre yakıta ihtiyaç duyuyor.
Önde bağımsız, arkada ise güçlendirilmiş aluminyum çift salıncaklı süspansiyon sistemine sahip Ferrari Scuderia Spider 16M’de CST Stabilite ve Çekiş Kontrol Sistemi’nin yanı sıra İtalyan üreticinin F1 tecrübesini yansıtan; şanzıman, denge ve çekiş kontrol sistemlerini ve gelişmiş süspansiyon sistemini birbirine entegre eden Manettino isimli sürüş destek sistemine de yer veriliyor. 19 inçlik jantlar ise önde 235/35; arkada ise 285/35 ebatlarında yüksek performans lastiklerine ev sahipliği yapıyor.
OPEL’İN YAKITI VERİMLİ HARCAYAN DÜŞÜK EMİSYONLU ÇEVRECİ MODELİ CORSA
Posted Eyl 19th, 2008 3:03PM by _CAPKIN_OPEL’İN YAKITI VERİMLİ HARCAYAN DÜŞÜK EMİSYONLU ÇEVRECİ MODELİ CORSA
2008 yılının başında satışa sunulan Corsa 1.3 CDTI ecoFLEX (55 kW/75 bg) 119 g/km CO2 emisyonu ile Türkiye’de pazardaki yerini aldı. Şimdi 3 kapılı Corsa modelinde 109g/km CO2 emisyonu ile çevreci stratejini vurgulamaya devam ediyor. Opel’in yeni üst modeli Insignia’nın ecoFLEX versiyonu 2009 yılında geliyor.

Opel, uzun bir dönemden beri emisyonların azaltılması ve yakıt ekonomisinin geliştirilmesi konularına yoğun bir şekilde odaklanmaktadır. Bu çalışmalar, birçok aracının kilometre başına 140 g/CO2 seviyesini karşıladığı veya bu seviyenin bile altına indiği güncel geniş ürün portföyünde apaçık görülmektedir. Opel’in çevre koruma stratejileri, Opel yüksek hacimli modellerinde düşük emisyonlu ecoFLEX kullanmayı içeriyor. Bu araçlar, düşük yakıt tüketimi ve düşük CO2 emisyonu ile ekonomik bir sürüş keyfi sunuyor. Opel ecoFLEX sersinin prömiyer modeli, kilometre başına sadece 119 g/CO2 üreten Corsa 1.3 CDTI. Corsa ecoFLEX ilk çıkışını 2007 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda yaptı ve 2008 yılında Türkiye’de pazara sundu.
Şimdi Opel 2009 model yılı için Corsa’nın 3 kapılı yeni çevre dostu ecoFLEX modelini piyasaya sürüyor. Sadece 109 (Corsa 1.3 CDTI ecoFLEX) CO2 emisyonları ile 100 km’de sadece 4.1 litrelik dizel yakıt tüketimi sayesinde yakıt tüketimi konusunda gerçekten verimli yıldızını piyasaya sürüyor.
2009 başına, yeni üst modeli Insignia’nın ecoFLEX modelini de piyasaya sürecek ve düşük yakıt yüketimi ve egzoz emisyonları yanında orta sınıfta konforda ve sürüş performansını artışı da beraberinde getirecektir.
Dump Valve / Blow-Off Valve
Posted Tem 3rd, 2008 11:27PM by adminFabrika çıkışı turbolu bütün otomobillerde aslında blow off bulunmaktadır fakat hiç biri sonradan takılan bovlar kadar işlevsel değillerdir.
Dump Valve ve Blow-Off Valve işlev olarak aynı olup, Blow-Off Valve bu sistemin gazdan çekmelerde “Çufff” benzeri sesi çıkartanıdır.
Dump Valve nedir, ne işe yarar?
Dump Valve, turbo beslemeli otomobillerde turbo basıncını sürekli yüksek tutarak gaz tepkisini arttırmak için üretilmiş bir parçadır.
Turbo beslemeli otomobillerde ayak gazdan çekildiğinde turbo hala dönmeye devam etmektedir, fakat turbonun bastığı havanın gideceği bir yer olmadığı için oluşan yüksek basınç turbo pervanesine büyük bir kuvvet uygulayarak pervaneyi aniden yavaşlatır. Gaza tekrar bastığınızda turbo basıncının tepe noktasına gelebilmesi için pervaneyi tekrar hızlandırmak gereklidir ve bu esnada istenilen turbo basıncı elde edilemediği için büyük bir performans kaybı yaşanır. Dump Valve işte bu performans kaybını önlemek için vardır.
Dump Valve vasıl çalışır?
Ayağınızı gazdan çektiğinizde Dump Valve hemen devreye girerek turbonun bastığı havayı dışarı verir, bu sayede turbonun önceden bastığı hava geri tepmeyeceği ve bir geri basınç uygulamayacağı için pervane yavaşlamaz, sizin de tekrar gaza bastığınız anda pervane yavaşlamamış olduğu için turbo basıncı hemen tepe noktasında ulaşır ve siz ani gazdan çekme ve basmalar arasında performans kaybı yaşamamış olursunuz.
Dump Valve’in faydaları?
* Turbo pervanesi üzerindeki olumsuz geri basıncı önleyerek turbonun ömrünü uzatır.
* Turbo pervanesinin hızının yavaşlamasını engelleyerek turbo basıncını sürekli yüksek tutar. Yüksek turbo basıncı yüksek güç anlamına gelir.
* Gazdan çekme ve gaza basma arasındaki eski ısınmış havayı dışarı verip yeni, soğuk havayı içeri aldığı için artı güç sağlar.
* valve gaz kelebeği kapalı olmasına rağmen turbodan basılan hava maf sensörüyle turbo arasındaki hortuma verir.Bu hava tekrar gaza basmanla turbodan tekrar geçer ve motora girer.Yani bir birim havayı iki defa turbonun ısısına maruz bırakmış oluyorsunuz.Genellikle bov ların pallerin hızını kesmemek için yapıldığı söylenir.olayın kullanıcı yönünden pek düşünülmeyen noktasıda şudur:
Isınmış havadaki oksijen oranı düşük olacağı için yanma daha sağlıklısız olacaktır.Sağlıksız yanmayla eksoz gazlarının mukavemetide düşecek ve turbo palllerini sağlıklı bir yanmaya oranla daha az çevirecek buda maximum basınca gelmekte ekstra zamana ihtiyaç duyulmasına neden olacaktır.Bu zamanada lag denmektedir.
Kısacası bov sayesinde anlık tepkimeleri bir miktar daha iyi olacaktır.
Bov un bir kötü yanı gazdan ayağınızı çektiğinizde turbo maf sensöründen hava çekmeye devam edecek ve anlık siyah dumanla karşılaşabileceksiniz…. (bu durum genellikle audi ve vwden tanıdğımız 1.8t motorlar için geçerlidir.Dump valve kullanılması tavsiye edilmektedir.)
NOS NEDİR ? Tüm BiLgiLeR
Posted Haz 10th, 2008 5:54PM by adminNOS NEDİR ? Tüm BiLgiLeR
Açılımı Nitrous Oxide olan NOS uygulaması, güç arttırmanın en etkili yollarından bir tanesidir. İçten yanmalı bir motorun gücü, dışarıdan aldığı oksijeni, püskürttüğü yakıtla ne kadar şiddetle patlatabildiğine bağlıdır. Motor modifiyesinin genel amacı motora giren hava (oksijen) benzin karışımını arttırmak ve bu suretle içerdeki patlamayı şiddetlendirmektir.
Yani, sistemdeki iki ana değişken, yakıt ve oksijendir. Yakıtın depolanması ve aktarılması nispeten kolaydır. Fakat alınan hava miktarının arttırılması ek çalışmalar gerektirmektedir ve genellikle modifiyenin konusunu bu oluşturmaktadır.
İçeri giren havadaki moleküllerin yoğun olması en önemli faktördür. Soğuk hava sıcak havadan çok daha yoğundur. İçeri giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli, üretilen güç ve tork da o derece yüksek olur. Otomobillerin soğuk havada daha iyi performans göstermelerinin ve hava filtrelerinin soğuk hava alacak şekilde monte edilmesinin sebebi de budur.
NOS yani nitrojen ve oksijen karışımı, yakılacak olan oksijen miktarını ve patlamanın şiddetini iki şekilde arttırır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi, her 2 nitrojen atomu ile birleşik 1 oksijen atomu şeklinde yanma odasına giren nitrous oxide’nin, içerdeki yüksek ısıda nitrojen ve oksijen ayrışmasıdır.
Bu durumda serbest kalan oksijen, dışarıdan alınan havaya ek olarak daha fazla benzinin yakılmasına ve patlama şiddetinin artmasına imkan tanır.
İkinci faktör ise, sıvı olarak tüpte yaklaşık 1000 PSI basınç altında tutulan nitrous oxide, emme manifolduna doğru ilk serbest kaldığı anda basınç farkından dolayı gaza dönüşür. Bu değişim, ısı emerek, içerdeki sıcaklığın çok ciddi oranda düşmesini sağlar. Isının düşmesi, elbette daha yoğunlaşan oksijen molekülleri anlamına gelmektedir. Bu da içerdeki patlamayı kuvvetlendirecek ikinci etkendir.
Bu sayede NOS, motor gücünü diğer modifikasyonlardan çok daha hızlı, çok daha basit ve çok daha büyük bir şekilde arttırır. Üstelik fiyatı da oldukça makuldür. Ancak nitrous oxide tarafından üretilen bu büyük güç, buna göre üretilmemiş olan aksamlar üzerinde yıpranmaya neden olabilir. Buna, piston ve piston yataklarından tutun da aktarma organlarına ve yürüyen aksama kadar çok çeşitli örnekler verilebilir.
Sağladığı büyük güce karşılık, NOS’un kullanımı sınırlı süreler içindir. Cockpitteki switchlerle sürücü tarafından kontrol edilebilen NOS tüpü, en fazla 30 saniye aralıksız olarak açık tutulabilmekte ve drag yarışları veya benzeri ani kalkışlarda ve ani hızlanmalarda kullanılmaktadır.
NOS’un DRY ve WET olarak adlandırılan iki değişik tipi bulunmaktadır.
DRY NOS’ta sistem, gazı ve hava filtresinden içeri giren havayı yakmak için mevcut enjeksiyon sistemini kullanmaktadır. Elbette çoğunlukla bu durumda enjektörlerin büyütülmesi ve elektronik kontrol ünitesinin modifiye edilmesi söz konusu olmaktadır.
WET yani ıslak NOS tabir edilen modellerde, emme manifolduna giden gazı ve hava filtresinden gelen havayı içerde yakabilmek için yakıt takviyesi bulunmaktadır. Wet yani ıslak olarak tabir edilen yer aslında emme manifoldudur. Wet sistem, mevcut enjeksiyon sistemini modifiye etmek yerine, NOS sisteminin fazladan gerektirdiği yakıtı adeta kendi yanında getirmesi anlamına gelir. NOS tüpü kapalı iken otomobil standart enjeksiyon sisteminin sağladığı yakıt ile çalışmaktadır. NOS yüklemesi yapıldığı ve gaza basıldığı anda tüpten gelen ek yakıt da devreye girerek emme manifolduna püskürtülür ve kuru sistemde sadece hava ve gaz aktaran emme manifoldu, wet çalışan bu sistemde hem hava ve gaz hem de sıvı yakıt aktaracaktır.
Tabii ki her iki sistemin de kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır. Dry sistem fazladan bağlantılar ve tüpte yakıt depolamayı gerektirmemesi açısından avantajlıdır ancak her silindire giden nitrous, benzin ve hava miktarının aynı olamaması gibi bir dezavantajı vardır.
Wet sistemde her silindire tam tamına gerekli oranlarda benzin ve nos karışımı gönderme imkanı vardır. Fakat bu sistemin dezavantajı da hava ve yakıt aktarmasıdır. Emme manifoldu hava, nitro ve benzin karışımını aktarmak zorunda kalmaktadır. Sadece hava aktarmak için dizayn edilmiş olan bu aksam, hava benzin karışımını aktarmakta çok da etkili değildir. Ayrıca tüpteki benzin azaldıkça, gönderilen benzinin basıncıda azalmakta ve sonlara doğru performansta kayıplar olmaktadır.
NOS Tipleri
NOS sistemlerinin başlıca iki çeşidi vardır. Spray bar plate sistemleri; karbüratör ve manifold arasında bir ara plate ile kullanılan Powershot (güçlü atış), Cheater (aldatıcı), Big shot (büyük atış) gibi. Bu plaka, built-in olan spray barlarının içinden emme manifold kanallarına nitro ve ilave yakıt verir. Çoğu yakıt enjeksiyon motorları ve Top Shot gibi olan sistemler için olan nitro sistemleri, plate sistem teknolojisinin değişik şekilleridir. Plate sistemleri 50 ya da extra 400 beygir gücü verebilir. Çoğu plate sistemleri ayar yapılabilen beygir gücü kazanımı ve sistem ayarı için çıkarılabilen nitro ve yakıt jet özelliklerine sahiptir. Plate sistemleri cadde ve çoğu yarış sınıflarında kullanılır.
Diğer taraftan, direkt port sistemleri mümkün olduğunca emme valfine yakın olan herbir emiş yolu’na nitro ve ilave yakıt verebilmek için özel dizayn edilmiş enjektörler, fogger memeler kullanır. Bu sistemler, herbir silindire aynı miktarda verirken bolca nitro ve yakıt akıtır. Multiple stage direct port sistemleri, bazı profesyonel yarış motorlarında 1000 ekstra beygire kadar artış yapmıştır. Bütün NOS direkt Port sistemlerin özelliği beygir ayarlamaları ve sistem tuningi (ince ayar) için değiştirilebilen nitro ve yakıt jetleridir. Direkt port sistemleri aşağı yukarı hertürlü motorlarda hem cadde hem de yarış uygulamalarında kullanılır.Yakıt enjeksiyonu için olan bazı nitro sistemleri Direkt Port teknolojisinin değişik bir ifadesidir.
Benzin enjeksiyonu için olan bir sistem tipinde üst emme yoluna nitro ve yakıt enjekte etmek için bir direkt port stili nozzle (meme) kullanılır. Kuru manifold stili nitro sistemleri nitro’yu hava akımı içine olacak şekilde yukarı doğru enjekte ederken ilave yakıt, motorun kendi yakıt enjeksiyon memelerince verilir.
BMW E30 ( çakal kasa )
Posted Haz 10th, 2008 5:49PM by admin




Modifiye Hangi Koşullarda Yapılır ???
Posted Haz 10th, 2008 5:45PM by adminMotorun Gücünü artırmak, fren sistemini güçlendirmek, kabin ve karoserde bir takım değişiklikler yapmak,aracın daha süratli görüntüsü ve hızıyla dikkati çeken bir otomobil haline getirilmesi için yapılan değişikliklerdir.Diğer otomobillerden ayırt edilen en büyük özellikde bu olsa gerek..
Modifiyenin en çarpıcı özelliği motor gücünü artirmaktır.Daha genis piston kullanmak ya da egzantrik milinin derecesini degistirmek, motora güç kazandirmanin en etkin yollari. Bununla birlikte, elektronik beyin programinin gelistirilmesi ve hava emmeyle egzoz sisteminin modifikasyonu. Turbo motorlarda bu islemlerin yanında turbo valfinin basinç limitini artırılması, intercooler’i büyütmek ve pop-off supapı monte ederek güç artirilabiliyor.
Otomobillerde yapılan bu teknik değişiklikler sadece sürat yapması için değil, yol tutusu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyetini artirmayi da kapsiyor. Bu degisimlerin hepsi bir zincir olarakta düşünmemiz mümkün.Bu yüzden zincirlerden biri eksik olduğu zaman mutlaka olumsuz bir faktörle karşılaşmak kaçınılmaz oluyor.Örneğin;Gücü artirilan otomobili yolda tutmak için birtakım teknik degisiklikler yapmak ve güvenli durabilmesini saglamak için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor. Biri eksik oldugunda, ölümle dahi sonuçlanabilecek kazalarin yasanması her an mümkün. Bu nedenle modifiye işlemini yaptırırken doğru sıralama yapmak gerekiyor. Bu arada kullanilan parçalarin titizlikle seçilmesi mutlaka belgeli ve trafikte kullanima uygun olduğuna dikkat etmek gerekiyor.Bu işlemi yaptırırken ilk yapılması gereken profesyonel kişilerden yardım alınması olmalıdır.
Teknolojinin gelismesi ile birlikte otomobillerinde farkli zevklere göre tasarlanması sağlandı. Bu farklı tasarımların ortaya çıkmasında belkide en büyük pay sahibi motorsporlarının oldu.Kabin içindeki süslemelerden alüminyum görünümlü depo kapaklarina kadar tüm aksesuarlarin temelinde Motorsporları yatıyor.Dış görünümde lastik-jant, karoser kiti, farlar, far kasları, son susturucular,hava kanalları ve aynalar otomobilin otomobili diğer otomobillerden farklı kılan özellikler. Bu aksesuarlardan bir bölümü, otomobilin sadece görünümüne degil, yol tutusuna da katkı sagliyor. Kabindeyse Renkli göstergeler,vites topuzu, direksiyon simidi,konsol kaplamalari koltuklar yapilan degisiklikler arasinda yer aliyor.
Dikkat edilmesi gereken diğer bir hususta modifiyeli araçları kullanırken kendi hız zevkiniz için başkalarının canını tehlikeye sokacak şekilde caddelerde yarış yapmak yerine çeşitli kuruluşların düzenlediği yarışlarda adrenelinizi yükseltmenizi tavsiye ederiz.Unutmayın ki cadde ve sokaklarda yapılan hız özgürlük değildir.
Not : Modifiyeli otomobilleri görmek için oto galeriden modifiyeli otomobiller linkine tıklayabilirsiniz.
TEK BİR TUŞA BEDEL 150 HP…..NOS
Açılımı Nitrous Oxide olan NOS uygulaması, güç arttırmanın en etkili yollarından bir tanesidir. İçten yanmalı bir motorun gücü, dışarıdan aldığı oksijeni, püskürttüğü yakıtla ne kadar şiddetle patlatabildiğine bağlıdır. Motor modifiyesinin genel amacı motora giren hava (oksijen) benzin karışımını arttırmak ve bu suretle içerdeki patlamayı şiddetlendirmektir.
Yani, sistemdeki iki ana değişken, yakıt ve oksijendir. Yakıtın depolanması ve aktarılması nispeten kolaydır. Fakat alınan hava miktarının arttırılması ek çalışmalar gerektirmektedir ve genellikle modifiyenin konusunu bu oluşturmaktadır.
İçeri giren havadaki moleküllerin yoğun olması en önemli faktördür. Soğuk hava sıcak havadan çok daha yoğundur. İçeri giren hava ne kadar yoğun olursa içerdeki patlama o derece şiddetli, üretilen güç ve tork da o derece yüksek olur. Otomobillerin soğuk havada daha iyi performans göstermelerinin ve hava filtrelerinin soğuk hava alacak şekilde monte edilmesinin sebebi de budur.
NOS yani nitrojen ve oksijen karışımı, yakılacak olan oksijen miktarını ve patlamanın şiddetini iki şekilde arttırır. Bunlardan birincisi ve en önemlisi, her 2 nitrojen atomu ile birleşik 1 oksijen atomu şeklinde yanma odasına giren nitrous oxide’nin, içerdeki yüksek ısıda nitrojen ve oksijen ayrışmasıdır.
Bu durumda serdest kalan oksijen, dışarıdan alınan havaya ek olarak daha fazla benzinin yakılmasına ve patlama şiddetinin artmasına imkan tanır.
İkinci faktör ise, sıvı olarak tüpte yaklaşık 1000 PSI basınç altında tutulan nitrous oxide, emme manifoltuna doğru ilk serbest kaldığı anda basınç farkından dolayı gaza dönüşür. Bu değişim, ısı emerek, içerdeki sıcaklığın çok ciddi oranda düşmesini sağlar. Isının düşmesi, elbette daha yoğunlaşan oksijen molekülleri anlamına gelmektedir. Bu da içerdeki patlamayı kuvvetlendirecek ikinci etkendir.
Bu sayede NOS, motor gücünü diğer modifikasyonlardan çok daha hızlı, çok daha basit ve çok daha büyük bir şekilde arttırır. Üstelik fiyatı da oldukça makuldur. Ancak nitrous oxide tarafından üretilen bu büyük güç, buna göre üretilmemiş olan aksamlar üzerinde yıpranmaya neden olabilir. Buna, piston ve piston yataklarından tutun da aktarma organlarına ve yürüyen aksama kadar çok çeşitli örnekler verilebilir.
Sağladığı büyük güce karşılık, NOS’un kullanımı sınırlı süreler içindir. Cockpitteki switchlerle sürücü tarafından kontrol edilebilen NOS tüpü, en fazla 30 saniye aralıksız olarak açık tutulabilmekte ve drag yarışları veya benzeri ani kalkışlarda ve ani hızlanmalarda kullanılmaktadır. NOS’un DRY ve WET olarak adlandırılan iki değişik tipi bulunmaktadır.
DRY NOS’ta sistem, gazı ve hava filtresinden içeri giren havayı yakmak için mevcut enjeksiyon sistemini kullanmaktadır. Elbette çoğunlukla bu durumda enjektörlerin büyütülmesi ve elektronik kontrol ünitesinin modifiye edilmesi söz konusu olmaktadır.
WET yani ıslak NOS tabir edilen modellerde, emme manifoltuna giden gazı ve hava filtresinden gelen havayı içerde yakabilmek için yakıt takviyesi bulunmaktadır. Wet yani ıslak olarak tabir edilen yer aslında emme manifoltudur. Wet sistem, mevcut enjeksiyon sistemini modifiye etmek yerine, NOS sisteminin fazladan gereketirdiği yakıtı adeta kendi yanında getirmesi anlamına gelir. NOS tüpü kapalı iken otomobil standart enjeksiyon sisteminin sağladığı yakıt ile çalışmaktadır. NOS yüklemesi yapıldığı ve gaza basıldığı anda tüpten gelen ek yakıt da devreye girerek emme manifoltuna püskürtülür ve kuru sistemde sadece hava ve gaz aktaran emme manifoltu, wet çalışan bu sistemde hem hava ve gaz hem de sıvı yakıt aktaracaktır.
Tabii ki her iki sistemin de kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır. Dry sistem fazladan bağlantılar ve tüpte yakıt depolamayı gerektirmemesi açısından avantajlıdır ancak her silindire giden nitrous, benzin ve hava miktarının aynı olamaması gibi bir dezavantajı vardır.
Wet sistemde her silindire tam tamına gerekli oranlarda benzin ve nos karışımı gönderme imkanı vardır. Fakat bu sistemin dezavantajı da hava ve yakıt aktarmasıdır. Emme manifoltu hava, nitro ve benzin karışımını aktarmak zorunda kalmaktadır. Sadece hava aktarmak için dizayn edilmiş olan bu aksam, hava benzin karışımını aktarmakta çok da etkili değildir. Ayrıca tüpteki benzin azaldıkça, gönderilen benzinin basıncı da azalmakta ve sonlara doğru performansta kayıplar olmaktadır.


